31 Aralık 2015 Perşembe

Mutlu Yıllaaar!

Daha çok meme, daha yeni araba, daha çok aşk, daha çok huzur, daha çok hareket, daha çok başarı, daha çok sağlık, daha çok saçınız olsun yeni yılda ;)

30 Aralık 2015 Çarşamba

15 Aralık 2015 Salı

Hayat Dersleri 11

Yaz bir kenara yavrucum.. Hayatta 2 tip kadın vardır;

1) İşe giderken süslenen (saçını yaptıran, özenen vs)
2) Eve(eşine) dönerken süslenen

13 Aralık 2015 Pazar

Sevdim Seni Batuhan


24 Kasım 2015 Salı

22 Ekim 2015 Perşembe

Hey Gidi Günler

17 Ekim 2015 Cumartesi

Yalnızlık Ömür Boyu

Ara tonlarım olmadığı için sekse kolay, duygusal mevzulara zor ulaşıyorum sanırım.

Kimi ruhsuz diyor, kimi aşık oluyor, kimi hiç anlamıyor.. 

Hayat "müsade et seni seveyim"lerle "kahve içmeye gelmek ister misin?"ler arsında akıp gidiyor..

Berideyse hep aynı şey.. Yalnızlık ömür boyu...

2 Ekim 2015 Cuma

Lingam Masajı & Yoni Masajı

Memleketim dingo sevişgenlerinin muhtemelen bihaber olduğu tantrik eğlencelerden, Lingam ve Yoni masajlarından bahsetmek istiyorum bugün sizlere..

'Çok meraklı' değilseniz konu hakkında geniş ve yeterli doküman bulmanız pek mümkün değil; ama ve lakin Öküz pazarlama, danışmanlık AŞ hizmette yine sınır tanımıyor; Yoni'yi alana, taçsız kral pele, bekenbaurer, nadya komanaççinin bizzat tercihi Lingam'ı yanında beleş veriyor!

Yavrucum, dur otur.. Atlama hemen 'vihuu yeni bir şey keşfettik!' diye bir şey yok; mevzu hem çok farklı, hem çok bizden aslında...

Uzun süreli cinsel uyarımı(cinlerle ilgili; üç harflilerle), beklentisiz sevgiyi, mutlak güveni, mutlak aşkı, mutlak teslimiyeti, mutlak mutlak mutlak mutlak içeren, oyşşş içleri böyle bir acayip yapan bir zamazingodan söz ediyoruz..



Burada size röpteşambırımı çıkartıp gösterecek halim yok elbette; kaynak da paylaşmayacağım, meraklısı / hek edeni zaten bulur kendince bir şeyler.. Öncelikle merak uyandırmak amacım; belki 3-5 yaramaz yeni bir şeyler öğrenir. Sonra, samimiyetle ilgilenen 'düzgün' insanlara, kendimce bildiklerimi aktarmak; zira mevzunun özünü algılamam, benim gerçekten uzun zamanımı almıştı.

Memleketim patlama odaklı sevişgenlerinin anlayacağı bir şey değil bu bahsettiğim oyunlar; çok reca edeceğim, bi uzasın onlar blogdan.. Diğerleri... Gelin yamacıma.

Bilhassa siz, 'sadece ve sadece partnerinin aladığı hazza odaklanan; o hazla mutlu olan / uçuşa geçenler'..

Aynı zamazingonun kadına yapılanına Yoni, erkeğe yapılanına Lingam diyor bu gavurlar.. Sıradan masajlardan kritik bir farklı var; ama algılamak biraz zaman alıyor..

Gerek Lingam, gerekse Yoni masajları, şeklen öyle görünse de, mutlu son odaklı yapılmıyor aslında. Yazarak ifade etmesi güç, fakat 'mutlak aşk, güven, beklentisiz mutlu etme çabası' vs kalıplarına odaklanın; canlanacaktır zihninizde bir şeyler..

Partnerinizin de mevzu hakkında fikir sahibi olması süreci elbette kolaylaştıracaktır; ama temel masaj mantığını bildiğiniz taktirde, yalnızca önceki paragrafta yazdığım kelimelere odaklanarak dahi iç güdüsel olarak yapabileceğiniz bir masajdan söz ediyorum. Yapay, hissedilmeden - kafada tereddütlerle yapılacak bir şey asla değil.

Beklentisiz mutlu etme çabası, beraberinde dokunmaktan alınan keyfi, akıp giden saatlerin farkında dahi olmamayı, partnerinin göz kapaklarındaki huzurla peş peşe ruhsal orgazmları beraberinde getiriyor..

Ayrı şekilde bekentisiz mutlu etme çabası, 'hazır ol!' da mıyım değil miyim, ne aşamadayım, uzun sürse ayıp olur mu, nasıl görünüyorum endişelerini de ortadan kaldırıyor..

Beklentisiz ve güvenle paylaşılan hisler de, beraberinde saatler süren unutulmaz anlar getiriyor..  Denemediyseniz, tavsiye ederim..

Hadi herşeyi devletten beklemeyin; gerisini de siz araştırıp öğrenin ( dikkatim dağıldı :S )..



7 Eylül 2015 Pazartesi

Hayat Dersleri [10]

Bir kadının/erkeğin aslında kim olduğunu/kalitesini en net, yanında en çok eğlendiği kişiler yansıtır.. O yüzden kadına/erkeğe değil, eğlendiği kişilere odaklanın.. Egolardan, 'olmak istediğimiz kişiliklerden' sıyrıldığımız ender anlardır o salya sümük eğlenilen vakitler.

2 Eylül 2015 Çarşamba

Huzursuz

Duşta sabunu yere düşürmek kadar insanı huzursuz eden kaç şey vardır şu hayatta?


30 Ağustos 2015 Pazar

1 Taş 2 Kuş

Bir önceki postta yazdığım küfür boşa gitmesin; tek taşla 2 kuş olsun, madem paçaları sıvadık..

Gerçi kime kızacaksın tabi bu fotoğrafta.. Kafasına odunla vurulası çapkına mı, onu usturuplu/nazik/zeki şekilde bozmayıp elini uzatan kadına mı; o da tartışılır..


Keramet Bende Sandım

Unutmuyorum; şaşkınlıkla ifade etmiştim dostuma "şu kanepede dizime yatan bütün kadınlar aşık oluyor" diye... Keramet bende sandım uzun yıllar..  Meğer ne çok orospu çocuğu varmış..

Şu blogda ilk defa net bir küfür paylaştım; bakmayın kusuruma lütfen.. bazen öyle hikayeler duyuyorum ki çevremden, dimağım duruluyor.. küçük fanusların içinden hayali dahi güç şeyler.. -ki kadını-erkeği de asla asla yok bu işin .. bencil, şımarık insanlarca hunharca katledilir olmuş eblek yürekler.. ve 2gr samimiyet için ömür verecek ne şaşkınlar birikmiş modernite budalası dünyada.. 


13 Ağustos 2015 Perşembe

Doktooor Civanım, Doktor Doktor Civanım...

Nerede abidik gubidik hastalık var beni bulur..

Aha, varsa aranızda doktor civanım, gelsin, teşhis koysun bakalım: Ne vakit bir kadınla yatay düzlemde taklalar atmaya meyletsem, burnum tıkanıyor benim.

Şaka gibi.. 

Eski oturduğum ev 50 senelik bir binaydı; hadi orada rutubettendir diyordum... Sonra görece cillop bir binaya taşındım, şehir hatta ülke değiştirdim, hani belki duruş pozisyonu sebeplidir diye yatay değil olmadık 300bin pozisyona meylettim, baka başka evlerde denedim, ''yihaa vur kamçıyı vur kamçıyı!!''... Kediler, kıyafetler vs... Yok... Her durumda oluyor bu meled...

Resmen kadın kokusuna yahut şu feromon meromon zamazingosuna alerjim var benim.. Tıkanıyor burun; ki öyle böyle değil, tek bir delikten iplik inceliğinde nefes alabiliyorum..

Herkes sex yapmaya giderken yanında prezervatif taşır, ben burun spreyi taşıyorum.. ( bagajdaki asabi oyuncakları saymıyorum tabi; mevzu onlar değil :P )

Not1: okyanus suyu, serum fizyolojik vs de işe yaramıyor malesef.. 
Not2: fotoğrafı da bilinçli seçtim.. Yaşlı öküz; aynı ben :/


24 Temmuz 2015 Cuma

İnce Soru: Tek Eşlilik

Soru şu:
Geçmişinde 'evli biriyle' ilişki tecrübe etmiş birinin, geleceğinde tek eşli olma ihtimali var mıdır?

Konu evli biriyle sex yapan tü-kaka insan değil; mutlak tek eşlilik.. (-ki hep derim; bekar ve yetişkin(30+) insanlar söz konusuysa şayet, evli insanlarla es kaza seks yapanlardan değil, onların karılarına / kocalarına karşı vicdan azabı duymayandan korkacaksın asıl)

Zor soru, öyle değil mi?

23 Temmuz 2015 Perşembe

İnovatif Öküz

Biz sapıtıkların, tüm gün efendi-uslu şirinler halinde ortalıkta dolanmasını sağlayacak bir makine yapsalar ya mesela..

Süt sağma makinesi gibi(töööbe).. Her sabah yataktan kalkar kalkmaz bizi hoop içine alsa (öyle değil hayvan! jetgillerdeki adam boyutlu makineler gibi düşün. otomatik açılan cam kapısı falan olsun mesela).. Biz daha uyku mağmurluğuyla yüzümüzü gözümüzü ovuştururken, hüüüp içimizdeki 'kötü ruhlar(!)' aksa gitse aşağıdaki delikten...

Oooh... Cillop gibi tertemiz başlasak güne... Şöyle akıllı uslu, insan gibi... Anlayışlı, romantik, sabırlı falan..

O, bir tam gün idare eder hem bak...
Sabah erken olursa bu süt sağımı(allah belanı vermesin öküz!), akşama iş düştüğünde yarı yolda da bırakmaz...

Hı, miss gibi olmaz mı?

Böyle projelerle gelin bana :S


21 Temmuz 2015 Salı

Modern Kadin

Sevgili Banu, önceki yazımda 'modern kadın kimdir?' diye sormuş..

Bir çırpıda açıklayayım.
Uyarı: geri kafalı, sığ öküz yorumları içerir; modernite budalaları okuyup boş yere canlarını sıkmasın.

- Instagram hesabı, rakı bardakları ve yüksek volümlü kahkahalarla dolu olan..  (kendi yaptığı zeytinyağlının değil, Lacivert restorandaki havalı ordövr tabağının fotoğrafını paylaşan mesela)..

- Sökülen düğmesi için gömleğini terziye getirmesine karşın; stil yaratma mevzuna takılı kalmış, rakip 'ucuzlarla' içten içe ve sinsice sidik yarıştıran.. (en çok da, 3 dakika önce 'vay or.. bluzun içine sütyen giymemiş' dediği kadınla yüzyüze karşılaştığında 'ay canım çok şık olmuşsuuun' ların havada uçuşmasına gülerim)

- Ömrü hayatında 2 hasta bakmamasına, eliyle çiş-kusmuk temizlememesine karşın (evet hayatta öyle şeylerde var concon dostum; sen farkında değilsin, ama birileri yapıyor o işleri), hangi meyhanede ne yenir, hangi şarap hangi peynirle lüpletilir, hangi rakının mezesi ne olmalıdır çatır çatır sıralayabilen..

- Çok degil; şundan 2 nesil önce, sırtında 50 kiloluk küfeyle dağ tepe aşan, akşam da evinde çocuk-yemek girişip 'of' dahi demeyen bir babanneye(köklere) sahip olmasına karşın, plazasında "çalışıyor" görünüp (ama hakkını vermek lazım; kurumsal o'lar bu mevzuda gerçekten cok başarılıdır. bilmesen ciğerlerini, hakikaten süper katma değerli işler yaratılıyor sanırsın) dünyaların yükü omuzlarındaymışçasına öffleyen püfffleyen.. (keyword: katma değer.. yoksa, kullanmamasına karşın sabah akşam aynı tüfeği temizleyen askerleri de bir şekilde 'çalıştırıyorlar'.. bknz: askeri boş bırakırsan ya tüfeğiyle ya bir tarafıyla oynar gerçeği.)

Bankacılık, sigortacılık, halkla ilişkiler ve reklam sektörlerinde(yani sözel yahut tm zamazingolarında) yoğunlukları fazladır.

- Ailesi / kökleriyle çok ciddi kültür/hayat tarzı farklılıkları olan. (önemli ayrıntı: büyük dedesi ingiltere konsolosu yahut cerrahpaşa'nın başhekimi olan kadın değil bu yazının konusu; yahut yahut çapa'da acil nöbeti tutan uzman doktor... sen üzerine alınma)

- Hayatının bir şekilde köşesinde berisinde 'aldatma' yahut 'başka erkek' kalıplarını tutan(tutabilen)..

- Kazandığı 3 kuruş parayı şık restoranlar, kuaför ve kıyafet taksitlerine ayırıp, çalışıyormuş / kazanıyormuş / üretiyormuş masturbasyonu yapan(hayat ve sorumluluklar, ev kirası ödemenin çok ötesinde bir şeydir.. -ki tek sorumlulukları olan faturaların son ödeme günlerini dahi kaçırırlar sıklıkla).. Tek kuruş biriktir(e)meyen('tasarrufun ne olduğunu' bilmeyen hatta); ne işinde ne evinde, ne ailesinde yarım gram "değer" üret(e)meyen.. (bknz: kadın var yoktan var eden / ömür katan, kadın var varı yok eden / ömür çürüten --- aynı şeyler erkek için de geçerli tabi, hemen bikbiklemeyin..)

- Yemeksepeti'ni telefon aplikasyonlarında ilk sayfada tutan.

- Erkeklerle daha iyi anlaşan (kadınların hepsi dedikoducu, fesat, kompleksli çünkü /bknz:ayna/)

- Taksim gecelerinde girmediği club, bar, gece klübü, meyhane kalmamış.. Gittiği bu tip mekanlarda mutlaka tanıdıkları olan..

- Anası kuzusu duysa 40 kez intihar edecek potansiyelde saçmalıklar yaşamasına karşın, hatalarından ders çıkartmak yerine, her ama her seferinde 'canım saolsun' kısa yoluna yönelen..

- Tanıştığı adamla aynı gün yahut hemen akabinde sevişebilen.. (ben öküzüm biliyorsunuz; ben dahi 'doğru kadın' için çok uzun süre bekleyebilirim.. kendime not: dur bunu da yazayım bir vakit)

aman neyse işte.... 'Modern kadına sokayım' afedersiniz.. (-ki öyle oluyor zaten sıklıkla)

Moden kadınlar, evlensin yahut evlenmesin, er ya da geç kedi sahibi oluyor; modern kadınlardan sıyrılıp akıllı uslu/efendi hanım arayışındaki erkeklerinse bıyıkları beyazlıyor :S

Bknz: New Generation.. Bknz: Melabaa!


17 Temmuz 2015 Cuma

Yanıldın Amca & Ice MC

Vaktiyle, yaşım ilerledikçe biradan rakıya, heavy metalden jazz müziğe evrileceğimi söylemişti amcam.

Yanıldı..

Ahanda Zeki Müren'ci oldum çıktım..

Türk sanat müzüğü forever!

Bak bir de şöyle bir şey var, onu da paylaşayım; 13-15 yaş dönemimde peşi sıra onlarca kez dinler, radyoda çalsa da kasede çeksem diye sabırsızlanır, yeni yetme ingilizcemle eşlik edeceğim diye yırtınırdım.. cip cip cip cip, sinema... cip cip cip cip, muuvi..



rakı mı? ieehh... senede 2-3 kez; overdose sohbet ve mezeler eşliğinde.. sıkıcıyım ben; su içerim.. hemen hiç aram yok artık; alkollü gruptan illa bir tercih yapmam gerekiyorsa da, duble viski derim... tek buz ;)

16 Temmuz 2015 Perşembe

Etek Boyu Mevzu & Saçmalamalar

Yok yok, onu yazmayacağım; benim asıl takıldığım nokta, başka..

Ben gibi ara tonları olmayanlar için anlaması hakikaten zor; kadınlar güzel görünmek istediklerinde kısa, daha güzel görünmek istediklerinde uzun etek giyiyor..

:S  

Niye ki?

----------------

Ve ben, tekrar tekrar daha kaç kez yaşayacağım şu aynı senaryoyu?
"Abi naaptın.. niye bozdun kızı?... gülümeyip selam verdi / duracaktı; höt diye geçtin yanından; kaldı beride aptal aptal!"... 

Kız?

Ne kızı, hangi kız? Kim, nerede? Niye vakitli uyarmıyorsun la!

Bir değil, iki değil, beş değil..
Hayır, her gün 3er 5er talep gelse gam yemeyeceğim; senede 2 kişi gelir, onları da ben farketmem mınanke :S

Aslına bakarsan, 'hani radarların iyiydi senin/güzeli kaçırmazdın?' derdim aynı soru  3-5 sene önce yöneltilseydi; lakin mevzu öyle değil(miş).. Hiç değilmiş hem de.. Biz bizdekini radar zannediyoruz ya hani; hah işte.. 'vah yavrucum.. hı hıı.. radarların var sen.. çapkınsın sen; hey yavrum be.. hı hı, evet yavrucum! oy oy, yerim ben seni!' diye bir taraflarıyla gülüp dalga geçiyormuş hanımlar, haberiniz olsun..

Evet, farkettiğiniz üzere hangi daldan dala atlarsam atlayayım; konu dönüp dolaşıp aynı yere geliyor:

Korkuyorum aga ben bu modern kadınlardan :S

9 Temmuz 2015 Perşembe

Kral Öküz

Olum, hormonlar sakinledikten sonra(düzenli ve yeterince ejekülasyonun ertesinde) çok kral bir adam oluyorum lan ben.. Böyle romantik, extra anlayışlı, mülayim, olgun, düzgün falan..

Ama periyodları iyi tutturmak gerekiyor bak; yeri geldi mi, 1 gün dahi arayı açmamalı.. Kalp/tansiyon ilacı alır gibi yani; saati saatine aksatmamak lazım bu hormon hayvanatlarını beslemeyi; yoksa sapıtıyorlar (bknz: içimdeki kurtadam)..

Not: Bir de şöyle bir gerçek var tabi. Bu dediğim, yalnızca official ve mutlu doyumlar veya ayşe-fatma kardeşler(?) için geçerli.

7 Temmuz 2015 Salı

Moda İkonu Çocuklar

Şu, parmak kadar çocuklarını moda ikonları gibi giydirip, poz poz fotoğraflarıyla instagramda sergileyenlerin kafasına sert bir cisimle vurmak istiyorum.

Kendiniz o kibir, gösteriş, ilgi arsızlığı dolu bok çukurunun dibinde debeleniyorsunuz, bari tertemiz çocuklarınızı alet etmeyin..

Bir çocuğa en çok, anne yahut anneannesinin el örgüsü hırka yakışır, onu bilir onu söylerim ben.. Erkeğe mavi, kıza piembe..

Hep diyorum ya; herkes tezgahını dolu göstermek zorunda şu hayatta.. Kimi bilgisini, kültürünü, mesleğini, duruşunu koyar o tezgaha.. Kimi güzelliğini, Chanel ceketini, Louboutin ayakkabısını... ( bknz: siz hiç dekoltesini abartan doktor gördünüz mü? bknz: bill gates'in çocukları )

Öküz'ün instagram'dan soğuması bir şey değil; o pahalı kıyafetler içindeki ucuz insanlar, melekleri de kirletiyor; asıl zoruma giden o..


6 Temmuz 2015 Pazartesi

Rock The Night!

Sene vermeyeyim; ilkokul 2nci sınıfa giderken, yatağımın baş ucundaki duvarda bu adamların posteri vardı..

Yazmıştım vaktiyle; Europe kasedi isteğimi 'metalci mi olucan la başımıza!' diyerek reddetmişti anne; yerine Samantha Fox kasedi almıştı amorti niyetine; -ki bak neye niyet kime kısmet; meme merakı o yıllardan kalma belki de :S (gençler bilmez; bknz: samantha fox)

Dinleyin, siz de sevin anam..

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Disko Kralı Öküz

Hayır, anlamadığım; ben gibi bir safkan odundan / kalastan (bknz: bu link) nasıl oldu da böylesi bir disko kralı çıktı, hakikaten dimağım duru(lu)yor..

Kemer'deydim geçtiğimiz haftalarda üzerinize afiyet; 5 gece, ortalama 4 saat/gece desen = 20 saat non-stop dans ettim.... Otelin diskosunu ayrı talan ettim; Kemer merkezdekileri ayrı.. Ne Inferno'su kaldı, ne Aura'sı.. Her gece sabah 5'lerde döndüm otele; beraber gittiğim arkadaşlar yalvarır oldu 'yeter laaaa, dönelim artık, uykumuz geldi' diye :S

En son direk dansı yapıyordum ki, varın gerisini siz hesap edin..



Yok yahu 'rus faktörü' de değil; biliyorsunuz Öküz'ü, kendine hayrı yok; nereye rus peşinde koşacak..  ( Ha son gün, overdose alkolün etkisiyle diskonun en iri ecnebi abilerinin locasından cillop gibi rusu kaldırmaya çalıştım, kabul.. Ama konsept tamamen eğlenceydi valla; biliyorsunuz beni, bir halt etsem söylerim )

Skor sormayın yani boşuna.. Efendi uslu tatil yaptık işte.. Akşamları içimden disko kralı çıktı; hepsi o.. Aşıyor beni o yılışık, seviyesiz ve aç rekabet ortamı.. Hiç manası yok yani; aç değiliz, açıkta değiliz çok şükür (iç ses: hadi len... 'beceremiyorum' demiyor da...)..



Ha bir de, kahrolsun yumurtalı pideler!

17 Haziran 2015 Çarşamba

Fetişist Sivrisinek

Sivrisineğin fetişisti de beni bulur :S

Kadın(yanızca dişi sivrisinekler kan emermiş malum) ayak fetişisti midir nedir; başka hiç bir yere dokunmayıp, tüm akşam ayacıklarımı emip emip durmuş pis manyak!

Hayır bir şey değil.. Kıllı mıllı :S
Tööbe....

5 Haziran 2015 Cuma

Yetişkin Yalanları [1]

Kahve içmeye gelmek ister misin?

Bir küçük tüyo:  keyifle yediğiniz akşam yemeği ve saatlerce süren sohbetin ardından 'hadi ben de kahve ısmarlayayım sana şurada' diyorsa hatun kişi -saate aldırmadan-, bu, o gecenin 0-0 berabere biteceği anlamına gelir.. gençler bilmez; zorlamamak lazım ;)

Ve bir itiraf: her seferinde bu numarayı çatır çatır yiyor olmam(ahaa.. sen yatağa mı atacaktın beni?), salak olduğumu mu, yoksa kendimin dahi farkında olmadığı bilinçaltımın fazlaca çapkın olduğunu mu gösterir, emin olamıyorum... emin olamıyorum :S

1 Haziran 2015 Pazartesi

Hayat Dersleri [10]

Sen daha gençsin, bilmezsin.. Aklında olsun ama,

Aldatılmanın(sex yapmaktan bahsetmiyorum) bir tadı, bir kokusu vardır yavrucum.. Olay anında kuvvetle muhtemel tanımlayamayacağın; ancak ve ancak beri dönüp baktığında 'aaaa evet.. öyleydi hakikaten' diyebileceğin bir aromadan söz ediyorum...

Bilen bilir... Anımsayacaklardır o aromayı ;)

Neyse ki tat alma yeteneği kuvvetli garibanyuslar(salakyus mu demeliydim?), bir kaç deneme / yanılmanın ardından hep 'biliyor/hissediyor' bazı şeyleri..


25 Mayıs 2015 Pazartesi

Kabullenmek Lazım Bazen

Hani ''kadınları anlamak zor; beğenilerini hiç çaktırmıyorlar'' falan diyorsun ya sevgili dotsum.. Hah işte.. Nah öyle afedersin; ağzının içine içine girerler yeterince beğendikleri adamın..

Canını sıkmak gibi olmasın ama... Gizemli/cool kadın sendromundan değil yani; sen öyle ahım şahım yakışıklı/havalı bir adam değilsin sadece.. kabullen ;)

19 Mayıs 2015 Salı

Bekar Anneler

İlgimi çeken, asıl hedef pazarımdaki bekar ve genç hanımlar böylesi umursamazken, taze boşanmış ve bekar anneler arasında bu kadar popüler olmamın bir mantığı, bir açıklaması olmalı..... Ama ne?

[ yazıp da yayınlamadıklarımdan ]

14 Mayıs 2015 Perşembe

Hayat Dersleri [9]

Sana değer veriyor mu, vermiyor mu?

Çok basit; sevişmenin 15 dakika sonrasına odaklan....

- Seviştikten sonra 'varlığın zulüm' gibi mi hissettiriyor? 
Koşarak uzaklaş..

- Fazlalıkmışsın gibi hissettirmiyor, tamam; ama ruhen çok uzaklaştı ve 'yokmuşsun gibi' mi davranıyor?
Peki düzgün biri diyelim hadi gönlün olsun diye.. Ama ve lakin, bir cacık olmaz ondan sana; sorry..

- Bir parça hödükleşmesine yahut 'sabah giyeceği gömleği sormaya başlamasına' rağmen, hala sahiplenişini ve özenini/kıymetini net hissedebiliyor musun? 
Üzerinde çalışman lazım; ama olacak gibi..

- Seviştikten sonraki haline bakıp 'bu adam beni seviyor' diyebiliyor musun? Yahut içtenlikle sarılmaya / sana verdiği kıymeti hissettirmeye devam mı ediyor? 
Aşık ol..

- Hiç biri değil.. Hem sahiplenildiğini / kıymet verildiğini hissetmiyorsun, hem adam hala neşeli / hareketli, bir şey yaşanmamış / dünya bir tarafıma minare gibi.. (?)
Yok, sevmedim ben o adamı; döv bence..

Not: aman aman.. bu genellemenin dışına çıkacak çakallar muhakkak vardır. ciddi bir ölçüt bence; lakin, yalnızca bu veriye aldanıp fikir sahibi de olmamak lazım..

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Fisun'a Bir Dua Da Siz Edin

21 Yaşında, metastatik mide kanseri(kemik metastaslı; yani inanılmaz ağrıları var).. Instagram ile moral bulan kanser hastası çocuklardan/gençlerden biri.. Her gününü, hastalık sürecini fotoğraflarla paylaşıyor; takip edildikçe, verilen morallerle yüzü gülüyor..

Uzun zamandır takip ediyorum kendisini.. Zor günler geçiriyor Fisun; acılarının hafiflemesi için lütfen dua edin..
www.instagram.com/fisunydr

Sonradan eklenen not: Fisun bu sabah vefat etmiş :(


Bir de Mine var; nasıl güleç, nasıl sevimli anlatamam.. Parayla değil ya, bir dua da ona plz..
www.instagram.com/minenurtatar

5 Mayıs 2015 Salı

Piano

Keşke piano çalabilseydim.. Aklımdan geçenleri en iyi öyle ifade edebilirdim sanıyorum..

[Yazıp da yayınlamadıklarımdan]

13 Nisan 2015 Pazartesi

Oy Bana Bir Şeyler Oluyor

Öküz:
- Bırakaym seni Kadıköy'e. 2 buçuk saat kadar işim var karşıda; bekler/oyalanabilirsen dönüşte alırım tekrar.. (?)

Hatun Kişi:
- Hıı, olur olur.. 2 buçuk saat nedir; bir dükkana girerim, geçer....

Öküz:
- Bzztttt... Dzztt.. Dzzzzztttttt !! :S

11 Nisan 2015 Cumartesi

Meziyetler

30'larına yaklaşan bir kadının sahip olması gereken olmazsa olmaz meziyetlerden biri de 'çakalları, ve ne istediğini bilmeyen, olmamış/ham erkekleri olmuşlardan ayırt edebilme' yeteneğidir.

Tıpkı 30'larına yaklaşan bir erkeğin 'ömrünü yiyecek ve ömrüne ömür katacak kadını diğerlerinden ayırt etmek' zorunda olduğu gibi.

Evet; bunlar, geliştirmek 'zorunda olduğumuz' meziyetler. Yok ben duymadım, yok bana öyle söylenmedi demeyin sonra..

Gerçi hep de derim, "temiz yüzlüleri ancak ve ancak temiz yüzlüler ayirt edebilir" diye de; mevzuyu bosuna karistirmayalim simdi

5 Nisan 2015 Pazar

Lezzet Turu: Kasap Osman

Bilen bilir; Öküz'ün blogistana ayırdığı vaktin çoğu, yemek blogları arasında geçiyor.

Onlar beni sevmiyor gerçi.. Utandırdım yahut yakıştıramadı demek; geçenlerde bir blog sahibi silmişti hatta paylaştığım yorumu (yok be; gayet yemekle alakalı, ciddi bir şey yazmıştım).. 

Öküz'üm diye hep bunlar sanıyorum... Piiehh.... K.çımın kenarları..

Uzun zamandır aklımdaydı lezzet turları düzenlemek.. instagram'dan screenshot ala ala, gidilecekler listemde 40 yerin adı birikti.. 

İlk yolculuğumu, geçtiğimiz akşam Kasap Osman'a yaptım. Sirkeci'deki köfteciler sokağında bir yer. Filibe Köftecisi'nin yakınında.. (-ki hayal kırıklığıydı Filibe Köftecisi benim için. Üç adım ilerisinde Sultan Ahmet Köftecisi varken, kolay kolay yolumun düşmeyeceği bir yer.. Çok seveni var aslında; ama bana anlamlı gelmemişti açıkçası.. Damak tadımdan, yahut öküzlüğümden de olabilir tabi; büyük konuşmayayım)

Cem Yılmaz Russel Crow'u getirmişti Kasap Osman'a; hatırlarsınız gazetedeki fotoğraflardan.. Edirne'deki Kasap Osman'la alakası var mı emin değilim, unuttum onu sormayı; ama buranın da namını pek duymuştum..

Sonradan eklenen not: Yazının ardından aynı mekana 2 kere daha gittim.. Ustası mı değişti bilmem; ama 2si de büyük hayal kırıklığıydı benim için; ilk yediğim köftelerle alakası yoktu.. Ben bir istisna yaşadım ilk gittiğimde, yahut çok açtım da gözüm görmedi vs ise, hiç okumayın yazının devamını.. 

Herneyse.. Mekan salaş tabi; o konuda çok bir şey beklemeyin.. Fakat lezzet, vuhuuuu!! 
İstanbul'da yediğim en iyi köfteler sıralamasında ilk 3e yahut 5'e girer sanıyorum. Fiyat makul, porsiyonlar doyurucu... 

2 Sorun gördüm yalnızca.. Servis biraz suratsız; ve benim cenabetlikten midir bilmem (değildim lan!) köftelerimin birinden 2 adet mini boy kemik parçası çıktı. 

Köfte 10 numara.. Eminönü-Sirkeci taraflarındaysanız mutlaka uğrayın; müdavimi olacağınıza eminim.


Döner de yapıyorlarmış; gelmişken onun da tadına baktım üzerinize afiyet.. (ohşşş.. şlıp şlıp..)

Lezzeti fena değil; ortalamanın üzerinde, tamam.. Ama son dönerimi Bursa'da yemiş olmamdan mıdır bilmem; hayal kırıklığıydı benim için.. 

Özet: Döneri boşverin; köfteyi 1buçuk söyleyin ;)

Ardından datlı için, ara ara Hacı Şerif'i buldum... Cücük kadar bir yer zaten; gözden kaçması/bulamamak çok normal.. Dondurmalı irmik tatlılarını pek görür, duyardım buranın... Cumartesi akşamı ve saat henüz 9 olmasına rağmen, dükkan kapalı.. Ara sokakta oluşu ve bir saatten sonra turist trafiğinin olmamasında sanıyorum; erken kapatıyorlar.. Büyük hayal kırıklığı...

Haydiiii.. Ne edek? Ver elini Kumkapı'daki Boris'in Yeri....

Kaymaklı ekmek kadayıflarının methini duymuştum.. Kumkapı meydana çok yakın bir mekan... Akşam 10'a kadar da açık.. 

Ama.... Kusuruma bakmasınlar; arkadaşım daha toleranslı olsa da, ben sev(e)medim.. Mekan sevimli, çalışanlar çok ilgili/mütevazi... Kahvaltı için gelinebilir, o konsept için mantıklı, tamam; ama tatlı, akşam yemeği üstüne çok çok ağır ve anlamsız geldi... Adapazarı'nda yediğim manda sütünden kaymaktan sonra, ıı ıııhh... Sikletler farklı... 

Özet: Adapazarı rocks!




4 Nisan 2015 Cumartesi

Mim Mimmimmimmim

Sevgili Ne Giysem mimlemiş.

Benzer şeyleri çok yazdım aslında blogda; o sebeple, ondan kopya çekerek karalayacağım müsadenizle.

a) Doktorlarla bir derdim yok; abim de doktor hatta. Tonla doktor tanıdık var dolayısıyla.. Elbette bayılmam iğne olmaya; ama korkmam da. Aksine gözümü bir an dahi ayırmam elime/koluma iğne/enjektör cart curt batırılırken; her ayrıntısını görmek isterim..

Sünneti ameliyathanede olmuştum vaktiyle; doktora 'yau şu aradaki perdeyi kaldırın da göreyim-izleyeyim nasıl kesiyorsunuz, nasıl dikiş atıyorsunuz' dediğimi hatırlıyorum..

Ha ama şu popodan yapılan iğneler ürkütmüyor değil. Çocukluktan kalma bir travma olabilir; çaktırmasam da, gerilirim onda.. net..

b) Pek yemek ayırd etmesem de, genel itibariyle etçil biriyim sanıyorum. İçine dışına bakmam; alayını yerim..

Çiğ sebzeler ve dolma türevleri haricinde otgillerle çok aram yok. Ama öylesine açım ki sevgili elinden ev/anne yemeği yemeğe, bakla-hodan yahut enginar dahi pişirse ağzımın suları akar eminim.

c) Sinirli biri miyim? Sinirliyim aslında; ama bunu dışarıya yansıtmam. Arkadaşlarıma, sevgillerime, aileme vs sesimi yükseltmişliğim dahi yoktur sanıyorum; geçtim agresifliği.

Bunun tek istisnası trafik.. Hep sorarım 'peygamberler şu zamanda yaşayıp trafiğe çıksaydı, peygamber kalabilir miydi?' diye.. Trafikte az biraz kurt adam olabiliyorum sanıyorum; ama yine efendi-uslu, mevzuyu arabanın içinden yahut konuşarak çözecek şekilde.

Bir de şunu derim hep: 'bir insanın cinsel hayatını trafikteki duruşuna bakarak çözebilirsiniz'. Hani şu gördükleri her boşluğa arabanın kafasını sokanlar, öndeki aracı afedersin 'g.tten' takip edenler vs vs..

d) Makyaj?
Boynumdaki izi(!) yok etmek amacıyla, kozmetikçideki erkek tezgahtara 'şunu yok edebilecek kapatıcı verir misiniz?' demişliğim var; o sayılır mı?

Kullandığım kozmetikler?
- her gün roll-on, ve bolca bolca sabun.
- arada Bvlgari Aqva yahut z zegna parfüm; o an hangisi elime gelirse.. thats all..

e) Çocuğa isim? Hmm.. Umarım bir gün..
Kızım olursa adı belli; erkeğinkini hanım koyabilir..

f) Arkadaş? Hmm hmm.. Tanıdıkları ve 'severim ama görüşmeyiz'leri arkadaş kategorisine koymuyorsak şayet; pek arkadaşım yok benim. Asosyal bir adamım; sevmem kalabalığı. Toplasam, bir elin parmaklarını geçmezler.

g) Filmler?.. Aksiyon filmlerinden hiç anlamam; ömrü hayatımda x-men izlemedim mesela.. Dram severim.. Bilhassa durağan, kuzey ve doğu avrupa dramlarını(ciddiyim).. Yahut hardcore korku; omen, exorcist serileri gibi..

Tahmininizin aksine, porno seyretmeyeli uzuuun zaman oluyor.

h) Sıcak ve yağmur mu? ieehh.. sevmez öküz sıcağı.. terlemekten kompleks boyutunda nefret eder. Ve ayakları her dem çok üşür :S

i) Çay-kahve? çaycıyım ben.. çay olacak aga! dışarıda ince belli bardaktan düz/sade/öküz çayı; evde, cam fincanda, earl greyle harmanlanmış garı kılıklı çay.

Hadi yeter bu kadar :S

Xcoach, Butterfly, Gülni, Beauty, Arya(yüzleri arayan) ve Dilekçe'yi mimliyorum anam..

Bir de... Söylemeden geçemeyeceğim; şu Kayahan'ın eşi(ipek sanırım adı), ne muhterem bir kadındır..

2 Nisan 2015 Perşembe

Kusurlarımı Seviyorum

Birinin blogunda okudum geçenlerde.. 'kusurlarimi seviyorum. tembellik yapmayi, gereksiz para harcamayi vs' diyor.. (nerede okuduğumu unuttum; buralardaysa, kusuruma bakmasın kaynak paylaşmadığım için)

Ben hiç böyle diyemedim... 7 Yaşımda da, 30'larımda da...
Kötü / yanlış olduğunu bile bile, o baş akşam nasıl huzurla / gamsız konur yastığa, hiç bir fikrim yok.

Hiç 'tembelim, ama sefam olsun' diyemedim mesela kendi kendime.. Dürtü elbette tembellik yapmak yönünde, kimin farklıdır ki zaten? Lakin mükemmeliyetçi kafa mı dersin, kompleksli kafa mı dersin adına bilmem; mümkünü yok bile bile hazmademem o duruşu..

Üniversite dönemindeki sınavlarda da böyleydim bak; hiç, vize sabahı 'amaaan, yeter bu kadar.. olduğu kadar' diyemedim.... bir kez dahi, bir an dahi....

Mevzu yalnızca 'inandığım doğrularla' şekilleniyor elbette..
Düşünüyorum; 'negatif alışkanlığım / huyum / suyum ne var?' diye.... E biraz asosyalim mesela.. Lakin bunu değiştirmem için, önce kötü bir şey olduğuna inanmam, öyle olduğunu düşünmem lazım sanki. Yani olay genel kalıplarla kötü / yanlış görülmesinde değil, kendi aklım / mantığımla ulaştığım sonuca göre şekilleniyor muhakkak.

Başka ne var? Odunum biraz.. Alışıktır çevrem mevzuya lönk diye girmeme; alışagelen modern hayatın hem göbeğinde olup, hem uzak yaşamama; kadınca'nın k'sinden anlamamama(kaç 'ma' oldu?), şekilsel inceliklere inanmamama,  keskin / net ve fazla 'acı ama gerçek' fikirlerime vs..

Başka başkaaaaaa? Çabuk demoralize olurum mesela.. Aha dur, bir tane daha geldi aklıma... Hayatı ertelerim sürekli...  Aha bir tane daha; bilhassa aç olduğumda, bel altı dürtülerim, aklımın / mantığımın önüne geçer bazen bazen :S (iç ses1: bazen? iç ses2: aç insan babasını yer mazallah..)

Sonraaaaaa.... İşim daha sosyal olmamı, networkleri sağlıklı tutmak için gece hayatına alışmamı ve 3gram değeri 13 grammışçasına allayıp pullamayı gerektiriyor; aksi halde hemen hiç bir zaman onlar gibi para kazanamazsın.... ama ben tıntınım...

Tööbe .... Kendi bug'larımı buldum, iyi mi :S
Dur ben bir düşüneyim bunları; unutun siz şimdilik yukarıda yazdıklarımı :S

1 Nisan 2015 Çarşamba

Öküz & Bale

Elimde isime ayırtılmış 2 adet bale bileti var (iç ses: bale? what dı fuck is goin on meen?) ; lakin davet edebileceğim hiç kimse yok :)

Ya çok uzaktalar, ya yeni sevgili yaptılar, ya 'kesin gelmez'ler, ya bikbik ya vikvik... O hooo.. Külliyen zarar ziyan..

Erkek adam da çağrılmaz ki bale gösterisine :S
Ok.. Erkek erkeğe hayvanat bahçesi gezmişliği de var bu dingonun, ama; yok, o kadar da değil! (dıkla)

Sorma tabi 'Öküz ve bale ne alaka?' diye.. Bu seferki gerçekten sosyal amaçlı/rica/eşlik etme konseptli bir şey olsa da; vaktiyle modern dansa, operaya falan gitmiş; çok ince, sanat tutkunu bir adamım ben(!)  ( == artık ne meme vardıysa davet eden hatunda; modern dans gösterisine gitmiştim.. hey gidi günler.. / yazmıştım blogda, ara bulursun )

Not: Opera güzel ama; onu ayrı tutalım.. Orada aynı anda hem sahnedeki yahut orkestradaki hatunların popolarına dalarak dipten midye çıkartıp, hem 'keyifle izliyormuş / anlıyormuş' gibi durmama gerek kalmıyor.. Sever Öküz operayı..

30 Mart 2015 Pazartesi

Dize Yatma Mevzu

Submissive kılıklıları bilemem. Ama dominant bir erkek kendiliğinden sokulup yattıysa dizine, o gecenin kiymetini bil; görüp görebileceğin en özelini açmıştır zira sana.

Duşta sabunu düşürdüğünü, ve oluşan dramatik fotoğrafı düşün; o misal :S  (kur kafanda biraz, anlayacaksın.. ha gayret)

Yüzünü saklayıp saklamadığı da önemli aslında burada; ama..... ieeeh.. yazasım yok şimdi.... Az biraz da siz yorun kafaları.. Domiant bir erkek neden/ne zaman/kimin dizine yatar; ve yüzünü saklarsa ne manaya gelir, saklamazsa ne.... Bıdıbıdıbıdıbıdı..

Offf.. Garı muhabbetinin giriş kısmı dahi boğdu Öküzü :S

Meme meme göt göt.. meme meme... ohhh.. bak iyi geldi :S

29 Mart 2015 Pazar

Yakışıklı mıyım?

Karar verin ulayn; yakışıklı mıyım, değil miyim?

Yakışıklı değilsem, bu 'çoraplarını yıkamak istiyorum Öküüüz!' diyen [ama benim beğenmediğim / istemediğim] kadınların açıklaması ne? Yahut neden yakışıklı olduğundan emin olduğum Ali'nin Veli'nin talip sayısından daha fazlalar? (hayır; zengin, eğlenceli, uzun boylu, havalı, serseri yahut zenci kategorilerinde biri değilim)

Yakışıklıysam, neden istediğim kadınlar kafalarını dahi döndürüp bakmıyor, yahut reddediyor? Bir şeyler yaşamayı geçtim, hani pucca'nın deyimiyle 'sümüklerini dahi atmıyor'(?).... 

Ortaokuldan beri böyle... 10larca istemediğim / ilgimi çekmeyen kadın geleceğine, 1 tane 'hah bundan olur yahut vuhuu!' dediğim kadın gelseydi ya 'melaba öküüz' diye :(

[teii zaman önce yazıp da, yayınlamadıklarımdan]

Ha Bir De.... [1]

"Katran karası geceler...."
Kayahan'ı hiç canlı dinleyememiş olmak, ne büyük kayıp..

Gerçi ben Michael Jackson'ı Madonna'yı canlı dinlememiş adamım; çok normal :S

26 Mart 2015 Perşembe

Kıllı Mıllı

Hiç içime sinmiyor böyle kıllı mıllı elin herifini(rakip firma) blogun orta yerine koymak :S

Üööğğkk.... Silerim belki sonra :S

Çok da çirkin eşşek herif.. gösteriş için orasını burasını şişirmiş; serserinin teki belli.. ööğğkk.. bakmayın kızlar siz buna.. kesin geydir zaten.. kalkmıyordur da.. (ne?! önüne bak!)


25 Mart 2015 Çarşamba

XCoach Benden Bahsediyor!

Yüzyüze tanışmamış olsak da, manen tanıdığım en düzeyli ve kaliteli insanlardan sevgili XCoach, blogunda benden bahsetmiş.. (iç ses: bahsetmişi ne la? adam soru gönderdi, yanıtladın ya tek tek!)

Blog yazıları ve yorumlarında zaman zaman 'yuh hayvan' dedirtse de; tıpkı öküz ironisi gibi, onun da paylaştığı cümlelerin çok ötesinde bir adamlığı / insanlığı olduğunundan zerre kadar şüphem yok.

Demek istediğim şu yani dostum; bırak seni ahlaksız gay, beni güvenilmez öküz olarak tanısınlar.. Ucuz bakışlar kimin umurunda(?)..

Ahanda röportajın 1. bölümü:
http://xcoach.blogspot.com.tr/2015/03/okuzun-onde-gideni-gercekten-bir-okuz.html

Bu da 2ncisi: (bu kısım biraz durağan mı olmuş? başka, daha insancıl sorular da vardı sanki ha?)
http://xcoach.blogspot.com.tr/2015/03/okuz-klclar-birbirine-degmeyecek.html

24 Mart 2015 Salı

Fotoğrafta Güzel Çıkanlar

İnsanlar 4'e ayrılır.

a) Güzel olup, fotoğrafta çirkin çıkanlar.
b) Çirkin olup, fotoğrafta güzel çıkanlar.
c) Güzel olmasına rağmen fotoğrafta çirkin çıktığını sanan, ve malesef yanılanlar; neyse o çıkanlar.
d) Klodya Şifır

Mevzunun açıklaması için dıklayın

Ben hangisi miyim?   C buçuktan A desek.... hı? olmuyor mu öyle?  (hayır, hazır değilim C olduğumu kabullenmeye! A'yım ben, Aaaaaa!)

Ha bir de 'pieehh.. halt etmişsin sen! yüzüm çirkin olabilir; ama memitoları görsen dibin düşer'ler var; onları da unutmayalım..


22 Mart 2015 Pazar

Fetiş No: Bilmem Kaç

Bilmem Aanlatabiliyor muyum?

Hayır, elbette Sokada'dan / klimadan bahsetmiyorum.. Off, ömrümü yediniz ruhsuz fantazi fakirleri!

Hayat Dersleri [8]

Aldatmak yalnızca penetrasyon yahut öpüşmek / koklaşmak değildir; yanlış kişilere senden habersiz-gizli verilen selam, ve hatta ilgili konularda söylenen yalan dahi aldatmanın türevidir Öküz'ün ahlak anlayışına göre. 

Aldatıldınız ve affettiniz, öyle mi? :)

Alışmaya başlasan iyi edersin dostum; 'yine yine aldatılacaksın' ;)

Yok 'o farklı', yok 'şu bahane vardı', yok 'eksik bırakmıştın-hatalıydın-yalnızdı' ıvır zıvır... Çok üzgünüm dostum; çok üzgünüm (omuza pıtpıt smiley'i)... Kendini kandırıyorsun.. Ya sindir oluşan fotoğrafı, ya genişlet ahlaki duruşunu, ya da.... 'korkunun ecele faydası yok'; bilakis, her geçen gün daha zor olacak; güven bana..

Aynı anda iki kişiye gülümseyebilmiş kadın/erkeğin 'allah bir' demesine inanma; ki şüphen olmasın, ikna edici olacaklardır. Zedelenen güvenini, kendi çaban/öz terapin yahut onun ağzından çıkanlarla onarma.



Güven, zamanla hak edilen bir şeydir.   - William Öküz

İçine kurt düşürdüğüm için çok üzgünüm dostum... Fanusunu(muzu) böyle şeyleri öğrenerek kirletmemeyi çok isterdim... Lakin... Hayat böyle.. Kandırma kendini... (yahut kandır, sen bilirsin.. 3 sene sonra salya sümük 'haklıymışsın' diye geldiğinde öküz yine buralarda olacak)

Ahlak anlayışınız, hayata bakışınız bir değil; kabullen.. Gözler yalan söylemezmiş (ki en büyük yalanlardandır; kim yumurtladıysa öküz onun taaaa.....), ailesiymiş, senelermiş vs hepsi hikaye... Doğru kişiyle tanıştığında, aradaki farkı görüp daha net anlayacak; ardına dönüp baktığında gördüğün fotoğraflardan miden kalkacak; ve olan, malesef ve malesef senelerine, ırzına geçilen akıl sağlığına ve beyazlayan saçlarına olacak.

Özet: İlişkinizi 3. kişilerle lekeleyen insanlardan aman aman uzak durun.

İç ses: Bu yazı bir gün senin de g.tüne kaçacak Öküz :S 

[ yazıp da yayınlamadıklarımdan ]

- Hayat Dersleri [7]
Hayat Dersleri [6]
Hayat Dersleri [5]
Hayat Dersleri [4]
Hayat Dersleri [3] *
Hayat Dersleri [2]
Hayat Dersleri [1]

19 Mart 2015 Perşembe

Bir Olur Mu Hiç?

İsteyen kadınla, istemeyen bir olur mu hiç(?) Yahut ham / olmamış adamla, 'olmuş' olan... hı? Bir olur mu hiç(?)..

Olmaz; olmuyor dostum....

Ha diyceksin ki 'soru eki büyük harfle mi yazılır?'   Ben yazdım........ Oldu.

9 Mart 2015 Pazartesi

Salyalarını Damlatma İçeri !!

Yalnız gezmek kulağa psyco bir şey gibi gelse de; ben bazen insanın tam olarak ona, toprak kokusuyla rüzgarla yalnız kalmaya ihtiyacı olduğuna inanıyorum.

Lakin ne mümkün; yolculuğumun haberi tez duyulmuş ve her kilometre başında yolları kapatmış dişi hayranlarım.. Bir ilgi, bir ilgi ki of off!!

Baktım olacak gibi değil, arabanın önüne önüne atıyorlar kendilerini; 'dağılın, ben sizin bildiğiniz öküzlerden değilim!' demek için camı aralayayım dedim bir vakit; aha, löynk diye biri kafayı soktu içeri.... İlla öpecek.... (salyalarını akıtmayaydı iyiydi tabi)..

Offf kabus gibiydi; zor kaçtım.... Hem yakışıklı hem ünlü olmak da başa bela be anacım...




4 Mart 2015 Çarşamba

Kaydırma

Samimiyetle istediğim ve bunu dile getirdiğim kadınları elde edemediğime, ve hatta inandıramadığıma.. Olanca asosyallik ve ilişkilerimdeki tek eşliliğime rağmen 'güvensizlik' le suçlandığıma... 3 Küsur yıllık ilişkimde dahi sevgilimi eski fuckbuddysinden vazgeçiremediğime..  Bana 'ilişki istemiyorum/hazır değilim' diyen kadının, 2 ay sonra tanıştığı adamla evliliğine şahit olduguma.. Tüm ilişkilerimin uzun soluklu olmasına ve familyamın olanca açık görüşlülüğüne reğmen, hiç bir kız arkadaşımı ailemle tanıştıramadığıma... Ömrü hayatımda hiç sevgili elinden ev yapımı sulu yemek yiyemediğime göre..

Ben her geçen gün 'daha doğru bir insan' olduğumu sanıyordum... Ama ilk sorudan kaydırma yapmışım anlaşılan :S

1 Mart 2015 Pazar

Lady Gaga

Lady Gaga'nin aslinda ne kadar guzel bir kadin oldugunun farkinda misiniz?

Tek bir sarkisini dahi bilmememe ragmen, birden kanim kaynadi nedense zat-i sahanelerine :S


27 Şubat 2015 Cuma

Aha Ben

Aramayin arkadasim beni!
Ne o öyle bikbikbik gari gibi..


26 Şubat 2015 Perşembe

Saçmalıyorum

20'li yaşlarımdaki o umut dolu halimi özler oldum.. Beklentisi büyük insanlar için büyük yıkım bir Steve Jobs olmadığını farketmek.

Düşünüyorum..

Keyifsiz/depresif vakitlerimde daha verimsiz çalışıyorum, evet; üniversite sınavlarına hazırlanışım gibi, notlar bana bakıyor, ben notlara.. Mutsuz oldukça verimsizleşiyor, verimsizleştikçe mutsuz oluyorum... Ne b.k dolu bir çukur!..

Telefon bekliyorsun, evini-arabanı almayı bekliyorsun, doğru kişiyi bekliyorsun, terfi bekliyorsun..... Bekliyorsun... öylece bekliyorsun... Ömür bir şeyleri bekleyerek geçiyor; hele ben gibi yaşamayı bilmeyenler için.

Teoride çözüm basit.. İp gibi ince bir kader; sola düşersen cennet, sağa düşersen cehennem.. -Ki öyle de oluyor bazen; her şey sen farkına dahi varmadan tıkır tıkır yoluna giriveriyor..

Şaşırtıcı..

Doğru bildiklerin, savunduğun değerler, hayattan beklentin, içinde altın kuru keyfin yerinde hissettiğin cam fanusun..

30'undan sonra tanıyor insan kendini, potansiyelini.. Aslolan şu; o fotoğrafla gurur duyuyor musun, duymuyor musun? Hani 'fucked up' derler; bok mu etmişsin o potansiyeli, yoksa sadece hayat mı bunu yapan?

Denedin, biliyorum... Vazgeçme Öküz, yine dene......

18 Şubat 2015 Çarşamba

Mahmut Tuncer Rap

Dinleyin şunu ;)

10 Şubat 2015 Salı

Sen 2.sin

Keşke herkes öküz olsa diyor bazen iç sesim.. Aklından ne geçiyorsa, iyisiyle kötüsüyle, bedeli ne olursa olsun paylaşsa..

O yüzdendir belki 'sen 2ncisin' ci kadınlara tahammülsüzlüğüm..

Geçen gün onu tartıştık bir arkadaşla..

'Ersan(adımı biliyorsunuzdur; yazmıştım blogda) ne kadar hazmedebileceksin ki?', 'kime ne faydası var ki?', 'bilmemen daha doğru değil mi?', 'ya gerçekten önemli bir şey değilse', 'ya hakikaten o kadarsa' vs.... ('ya hakikaten o kadarsa?' mevzu çok ayrı bir şey.. onu ayrıca yazarım illa isterseniz)

Anlamıyorum sizleri; anlamıyor ve saygı da duymuyorum.. Kafanızı kumun altına gömerek kimi, neyi kandırıyorsunuz?

Ucuz bir örnek olacak ama; farzedin 20 yaşında, anadolunun bağrından kopmuş bir genç adam.. Sevgilisinin kati şartta bakire olmasını istiyor.. Kendinizle kıyaslamayın; öyle görmüş, öğrenmiş vs (who cares?).. Ona, 'mahmut.. çocukken tecavüze uğramıştım, o yüzden bakire değilim' demenin anlamı ne? Ok... devam edecek belki ilişkiniz.. Lakin çocuğun tek derdi 'zar yırtılması değil ki; özgüvensiz kadın arıyor belki'.. Zardan yırttın, diğerinden nasıl yırtacaksın? Hemen çıkmayacak semptomlar; ama evliliğinin 5. senesinde illa başlayacak ölümcül kavgalarınız... Ne değişecek? ('ölürken başında o adam bekleyecek... nasıl helalleşeceksin?' gibi dramatik kısımlara hiç girmiyorum bak)

Daha kötüsü var.. X zaman sonra, bir şekilde dağlardan taşlardan eşinin kulağına gelecek bazı şeyler. 'Giz'lerine şahit bir martı gelecek adamın bacağına mıçacak mesela... Olacak bu, güven bana... Dolanıyor bir şekilde ayaklara; istediğin kadar sakla... Adam rüyasında görüyor(malum oluyor), yine öğreniyor... Seyreyle sonra şenliği...

Yahu bırak... Adam/kadın seni tüm günahlarınla/sevaplarınla alıyorsa alsın... De 'evli bir adamla birlikte oldum senelerce'... 'çocuk aldırdım'... 'anal queen'dim vaktiyle'... 'Seninle birlikteyken, hani şu küs olduğumuz gün ali'yle öpüştüm.. pişmanım'... 'geen hafta sensiz gittiğim night clubta ouu ne danslar ne danslar'... 'bugün veli'yle yemek yedik; ama valla çok ısrar etti kaçamadım' vs... De yahu....

Kadın seni 'arada nefsine yenilip ucuz çapkınlıklar yapabiliyor' diye tanısın; o şekilde devam edecekse etsin... Aldatmadım deme.. Bilsin ahlaki duruşunu... O şekilde seni sahiplenebiliyorsa sahiplensin..

Sana baktığında 'ardını görsün' eşin.... Tanısın seni tüm günahların, güçsüzlüklerin, pişmanlıkların, hatalarınla..

40 Senelik evli çift.. Kadın diyor ki' kocam bir tanedir asla aldatmaz'... Adamın 2 farklı sitede garsoniyeri, kuma üstüne kumaları var... Yahu niye abi; olay nedir?

Yahut bir ömür 'benim çocuğum' diye seviyor adam oğlunu... Meğer .... Bakma öyle suratıma düşündüğünden çok daha yaygın bu tip senaryolar gerçek hayatta... 

('ne farkeder?' deme; bırak bunu o söylesin... inan bana, belki hiç bir şey fark etmeyecek.. yahut edecekse de, etsin... günahından kıymetli değil.. en en kötü ihtimalle 5 sene sonra küfür kafir ayrılacağınıza, şimdi adam gibi ayrılırsınız)

Savunduğum falan yok; ama ne bileyim, baktın adam vazgeçmiyor... 'Nasıl olsa ruhu duymuyor nihohahaa!!' diye 2 garsoniyer tutmak yerine, yanızca yurt dışı iş seyahatlerinde 'sapıtsa' mesela adam; ve kadın da az çok bilincinde olsa durumun... Daha mı ucuzlaşır ilişki?

Yani gözünü kulağını kapatmak yerine, kötü de olsa bilincinde olsa..

"Aynada kendilerine dahi itiraf edemedikleri gerçekler... "

Bak, durup dururken paylaşmamanı 'bir derece' anlarım... Cesaret edemezsin; kaybedebileceklerin ürkütür vs... Ama sorulunca kıvırmak?...

Yuvarlak cevap ver illa yemiyorsa, ama yalan söyleme diyor iç sesim... Sana son kez sorduğunda da devam ettiriyorsan hatta yalanını... Öküzden uzak ol da, kime yakın olursan ol arkadaş.....

Ataşeşehir'in 1+1 dairelerinde 2 farklı garsoniyerin varsa yani, kadın en kötü ihtimalle 'bilemiyorum. aldatmış olabilir; çapkındır çünkü' desin en en en azından (ki bu dahi benim midemi bulandırır şahsen)..

İlişki zkicilerin kralı 'Şüphe' dir....

Yazmıştım vaktiyle, şüphe en çirkin gerçeklerden daha zehirlidir... Şu suiskastçilerinin kullandığı sinsi zehirler var ya; aynen onlar gibi... Vallahi bak; tek bir zibidi zehir damlası dahi girdimi bünyeye, yavaş yavaş tüketir her şeyi; çürütür, yok eder.. Ta ki içerisi tarumar oluncaya dek...

Yapma bunu ilişkine..

Geçmişini yahut onunlayken tattığın günahları/hataları sindiremeyecek adamla/kadınla beraber olma... Bakma o bacaana mıçtığım 'evli dahi olsalar, insanların ÖZELİ olmalı' bikbikcilerine... Birbirinizden gizliniz saklınız, ÖZELİNİZ olmasın.. Olmasın sırlarınız, ne gerek var bunu bilmesineleriniz, beyaz yalanlarınız, hiç bir manası yok zaten.. bilmese daha iyileriniz.....

En büyük yalanınız 'niye geç kaldın = vapuru kaçırdım' olsun... Söyleme yalan; bulaştırma ilişkine şüphe zehirini.....

Biri söyledi geçenlerde 'bazı şeyleri hiç sormamak/kurcalamamak gerekir evlat; ilişkiyi kurtarmak için de beyaz yalanlar çok doğaldır.. söyleyene değil, söyletene kızmak gerekir asıl' vs diye.. Çok özür diliyorum; hasziktir oradan zibidi.. Sen sorma karına.. Bir ömür sok kafanı toprağa, kandır kendini.... Dingo herif!

Daha da diyeceğim şu 'vallahi sen 2.sin' kadınlarına bir şeyler de.. Gerisi hep küfür kafir.. Pastam/çayım da geldi şimdi; bozmayayım ağzımın tadını..

Not: olanı sorulunca söylemek yerine, yeter ki şüphe oluşmasın ve/veya 'muhtemelen eşim bunu bilmek ister' diye, daha sorulmadan pat pat söyleyen/paylaşan kadınlar da varmışş... öyle diyorlar... ben tanımadım henüz; ansiklopedik bilgi...

Özetle: 2. olup onursuz yaşamaktansa, 72. olduğumdan emin olup alnım ak yaşamaya razıyım ben... (iç ses: gel şunu 12 yapalım, anlaşalım; uzat hadi elini :S)

Rica: girmeyin 'kültür meselesi.. baskılanmış hayatlar.. memleketimde kadın' bikbiklerine.. Hacıcavcav köyündeki emekli muhtar yazmıyor bu satırları; 'yalan söylemekten' bahsediyorum ben, kıvırmayın, kendinizi kandırmayın..

Empati: aldatsam ne yaparım diye düşünüyorum... penetrasyon harici şüpheleri, 'bilmek isteyeceğini düşündüklerimi' lak diye söylerim -ki yazımın asıl konusu da bu zaten (sormasına gerek kalmaz)... Ama penetrasyon yani full aksiyon bir mevzuysa şayet, çok ciddi ilişki / evlilik senaryosunda itiraf edemem sanıyorum.. Muhakkak günlük rutinimi etkiler o suçluluk duygusu; 40 yerden açık verir ve haftasına kalmaz yakalanırım.. İlk sorulduğunda muhakkak yüzüm kızarır, kem küm ederim; reddeder, ama neticede mutlaka soru işaretleri bırakırım kafalarda... Son kez sorulduğunda ise, susar yahut özür dilerim sanıyorum.. (belki de 'bekara karı boşamak hakikaten kolaydır'; o da mümkün)

[Yazıp da yayınlamadıklarımdan]

8 Şubat 2015 Pazar

Çaktırmayan Adamın Dramı

Ben gibi 'aklından geçen her ama her şeyi lönk diye söyleyiveren' öküzlerin anlayacağı şey değil aslında; ama böyle de bir şey var bak.. Çaktırmayan adam..

4 Şubat 2015 Çarşamba

Eğlencelik Oyuncaklar 5 (+18)

Bir bilmecem var çokcuklar... Haydi sor sor.... Ön sıcaklar gibi denebilir..... Acaba nedir nedir? 'Cokcok' denince akla.... Tamam şimd buldum... Hemen - onun - adı - gelir....

Paylaştığım hiç bir bilmeceyi çözemeyerek rekora koşuyorsun sevgili okur.. Hayal kırıklığına uğratma beni lütfen; yaratıcılığı böylesi kısıtlı, asksüel lemingslerden değilsindir eminim.. 

Bunu artık bilirsin diye umuyorum(bir zahmet!); en bastini seçtim senin için....


3 Şubat 2015 Salı

Neden Şaşırıyorsun?

Neyini anlamıyorsunuz, ben de onu anlamıyorum..

Adam sokakta kavga ediyorsa, gün gelecek size de kalkacak o el; neden şaşırıyorsun? (evet, 'erkegim!! ayım benim!! yanında çok güvende hissediyorum kendimi' nin, böyle de bir yan etkisi var malesef)

Trafike camı açıp,  dövecek gibi avaz avaz bağırıyorsa yandaki aracın şöförüne, gün gelecek itin bir taraflarına giri giri vereceksin sen de; neden şaşırıyorsun?

Sabırsızsa trafikte, makasın bini bir paraysa mesela, yahut hızlı kullanıyorsa aracını, gün gelecek sana da tahammülsüz olacak.. Hatta dua et tek sıkıntın bu olsun; ötesini yatakta gör; söyletme bana şimdi detayları... Trafikteki tepkilere bakıp penis boyu, erken boşalma vs şıp diye çözersin bakmasını bilirsen; neden şaşırıyorsun?



Sigara-alkol gırla gidiyorsa mesela, gün gelecek soft narkotikler de deneyecek; neden şaşırıyorsun? Yahut yine ötesi; haftada bir soft-narkotikler kullanmasına rağmen kabul ettiğin adam gün gelip kokain aldığında mesela; neden şaşırıyorsun?

Şekilci aşk oyunlarını, hollywood romantizmini buram buram yaşıyorsa mesela; gün gelecek, aşkı bittiğinde 'ben gidiyorum; aşık olmak istiyorum' diyecek (-ki aslında, 'hali hazırda aşık olduğum 20 yaşındaki sekreterime gidiyorum' demeye çalışıyor; ama nafaka mevzundaki çekinceleri sebebiyle açık vermiyor; anla, kıvrandırma adamı)... Demeyecek mi; neden şaşırıyorsun?  he he evet; seninki farklı, demez, he anam.. 

Eğlencesi için seçmişsen yahut adamı.. Nesini seviyordun diye sorulduğunda 'çok eğlenirdik biz' dediysen önce; gün gelecek sıkılacak.... Hayat hep laylaylom değil; şaşırma 'gidiyorum ben' dediğinde.. Yok çocuğumuz olmuştu yeni, yok seviyorduk birbirimizi falan.. Ohooo... Büyü biraz...

Ahlaksız bulduğun bir şeyler yaşamışsa geçmişinde; ve daha önemli / belirleyici olanı, pişman da değilse bu yaşadıklarından... E ne sanıyorsun düdük makarnası; seni tanıdıktan sonra, yahut sırf sen varsın diye değişecek mi adam? Kandırma kendini... Gün gelecek yine yapacak.. 'Yine yapacak', neden şaşırıyorsun?

27 Ocak 2015 Salı

Mezarlıktaki Don

Şaka gibi, değil mi?
Hastasıyım memleketim ahlakının..

Not: Bilmemne köyü mezarlığı değil; Karacaahmet'in göbeği..

Yalnız, eğilip bir de kare kare fotoğrafını çektim meledin ya; bana da ayrıca bir aferim :S

21 Ocak 2015 Çarşamba

Subay Dostlarım

Pilotu, güvertecisi pek çok subay arkadaşım var; yüksek lisans zamanından.. Bilirsiniz; okudukları her yüksek lisansla bir sene kıdem kazanıyorlar..

Denizciler..

Hepsi tertemiz çocuklar.. Allah bozmasın; harika da aileleri var.. Çok özenirim onlara; düzenli, bilinmezliklerden uzak, kurallı, seviyeli yaşamlarına..

Her konuşmamızda farklı yerdeler; bir ararsın 'kardeş neredesin, nasılsın?' 'umman 'dayım abi; görev..', neredesin? 'cidde'deyim'.. neredesin? 'karaçi'deyim'...

5-6 Sene oldu biri evleneli.. 2nci çocuğu olmuş; haberim yok... Gönüller birdir ama; pratikte görüşemeyiz pek; mesafeler malum...

Düşünüyorum.... Tuhaf geliyor.. Sudan'a göreve gidiyorsun; 6 ay yoksun evde... Karaya da çıkmıyorsun üstelik; ki hani eşin gelsin, yahut pratik bir iletişiminiz olsun vs... Eminim haftalarca konuş(a)madıkları oluyordur..

6 ay....

İnsan evladı için ne büyük lüks, gözü beride kalmadan eşini böylesi yalnız bırakabilmek...

6 koca ay....

Sıfır kontrol.. (şartlar gereği, istesen de kontrol edemezsin zaten)

Mesele aldatmak değil; yanlış anlamayın.. 'Ahlaki duruşumuz aynı; dolayısıyla benim hoşlanmayacağım hiç ama hiç bir şey yaşanmaz.. özel bir çabayla değil, aklına dahi getirmez ki zaten; o öyle biri değil' diyor adam / kadın... Öylesi güveni tam.. (-ki aldatmak da, alışılagelen 'penetrasyon' kalıbının çok ama çok ötesinde, meşrebine / midene göre akılalmaz göreceli bir şey bence.. özü/neticesi 'yalan' olsa da, pek çok marazın kökü bu görecelilik muhakkak)

Aklım almıyor.. Ne büyük lüks böylesi güven veren insan.. Yahut ne büyük lüks, böylesi 'olasılıklardan bihaber olmak - dünyanın o çirkin yüzünü hiç tanımamış olmak'..

Düşünsene.. Hiç o çirkin yüzle bizzat tanışmadan tamamlanan bir hayat mesela... Ne büyük lütuf...

Sonra babamı düşünüyorum.. Çokça iş seyahati yapardı gençliğinde.. Gider, ve bir hafta dönmezdi Anadolu'dan..

Çok enteresan....

Kıymet biliyorlar mıdır acep? Yoksa kıymet bilmek için illa tecrübe mi etmek gerekiyor? Yahut şükürle geçen her an, gerçekle yüzleşinceye kadar yaşadığımız bir illüzyon mu sadece?

3 Ocak 2015 Cumartesi

Zor Mevzular

Birine ömrünü vermek, saçının teline dünyalardan vazgeçmek sorun değil..  Hatta sana aynını (belki zerresini dahi) ver(e)meyecek, aynı pozisyonla yüzleşse 'hayat....' deyip geçecek insanlar için bunu hissetmek de sorun değil..

Durumu böylesi göre göre ömrünü vermekten vazgeçememek asıl zor olan..

Sonra mide bulandıran ince sorular dönmeye başlıyor tabi zihinde... Acı gerçekler.. Hah bak; o da mevzunun kaymağı işte..

Sevgili okur.. İki tip insanla tanışacaksın ömründe; biri 'sen gerçek, kalan tüm fizik kuralları yalan' diyecek; -belki annen gibi-.. Diğeri..... Neyse boşver; şanslıysan sen de o diğerlerindensindir zaten..

Bazı insanlar için hayat daha zor.. Onlara şekil veren, yön veren içgüdüler, koca birer yalandan / illüzyondan başka bir şey değil çünkü..