4 Şubat 2009 Çarşamba

PİPİ HİJYENİ

Pucca'nın yazısını okuyunca isyan etti iç sesim.

Tuvaletten çıkan, elleri kuru erkek, iğrençmiş....

Aslında tartışılabilir bir konu. Ben de sebebinden tam emin olmasam da, her tuvaletten sonra muhakkak ellerimi yıkarım. Ama bu, henüz daha bebeyken beynime kazınan "tuvaletten çıkınca eller güzelce yıkanır" öğretisinin sonucundan başka bir şey değil. Refleks gibi olmuş artık. Düşünmeden yapıyorum. (hatta sanırım, kendi bedenimin haricinde dokunduğum kapı kolu gibi nesneler yüzünden yapıyorum daha çok)

İşeme faslını ele alalım.
Pek çok durumda, 2 ya da 3 parmağın işin içine girdiği(hatta bazı durumlarda sıfır parmak), bir hadise. Kaldı ki, penisim pis falan değilki benim yahu! Her gün yıkanıyorum; muhtemelen vücudumdaki en temiz yerdir orası. Eller gibi günde 3.000 farklı nesneyle içli dışlı birşey değil ki bu. Korunaklı hatta.

Ötesine değineyim mi bilemiyorum. Ama bel altı aktiviteler başladığında o şeyle ne denli içli dışlı olduğunuzu hatırlatmama gerek yoktur umarım ey kadın milleti. Çıplakken ballı börek olan bir şeyin, diğer zamanlarda "ıyyyyy" muamelesi görmesini hiç sevmedim ben.

Asabiyim bugün:)

Mıçma hadisesini ele alalım.
Hm... bak, tuvalet kağıdı kullanmayan birinin ellerini yıkamadığı ihtimalini düşünmek dahi istemiyoum. O kadar uzun boylu değil. 40 gün kokar o eller be! (ıyyk)

Ama adam, tuvalet kağıdıyla temizliğini yapıyor.. (Taharet kullanmanın mantığını hiç anlamadım, anlayamayacağım sanırım. ne diye elleyeyim ben o pisliği yahu. tuvalet kağıdıyla işimi halletmek varken. hergün banyo da yapıyorum.)

Ne eli ne de bir başka yeri pisliğe yahut tuvalete değmiyor. Neden yıkansın ki eller??

Yanlış anlasılmasın. Ellerimizi her tuvaletten sonra yıkayalım; hem de köpürte köpürte yıkayalım. Ama bu sadece, benimki gibi bir kuruntudan, yahut "aaa lavabo, yeri gelmişken ellerimi de yıkayayım bari" iç sesi yüzünden olsun.

Özetle; ellerimizi yıkayalım, ama penislerimize de hakettikleri hijyen değerini çekinmeden verelim.