07 Aralık 2009 Pazartesi

Gizli Ağda Ritüelleri ve Öküz'ün Hamam Fantazisi


Kadın milleti tuhaftır azizim..

Alışmışız iki bel altı laf duydumu kafaları eğip kikirdeşen memleketim kadınlarına..
Sanıyoruz ki, oraları buraları gerçekten çok çok mahrem bunların.

Yalan! Külliyen yalan!!

Bende öyle sanırdım daha gençken.. Ta ki, bir kız arkadaşımdan, kadınlar arasında düzenlenen gizli ayinler / ritüeller hususunda bazı özel ayrıntıları öğreninceye kadar. // Gizli ayin, ritüel falan diyorum; abarttığımı sanmayın.. dışarıdan hiç bir erkek bilmez bunları.. masonik sırlar misali saklanır pipi sahibi er kişilerden.

Ağda mesela..
Evde ablasının, kardeşinin, arkadaşının olmadık yerlerine ağda yapan kadınlar mı dersin... mahalledeki salonlarda tanımadığı kadınlara m.çındaki tüyleri aldırtanlar mı dersin... şekilli mekilli(kalpli, harfli, amerikan modeli:P) sanat eserleri mi dersin... Artık, ne verdiyse Allah..

Of ki ne offf...... Düşündükçe soğuyasım geliyor kadınlardan....

Hemcinsinin yanında çıplak olmak ayıp değil ki.. ne var... bak amerikan filmlerine; bütün erkekler duşta cıbıl cıbıl diyeceksiniz...

İyi de.... sen bir de o erkeklerden birini, diğerinin önünde domalmış, mıçındaki tüyleri ağdalatırken hayal etsene!... arkadaki daha iyi görebilmek için kafasını iyice yaklaştırmış olsun hatta.... mesela dedim:)

Öğğyykkk.... O ne lan!

Nasıl bir genişliktir yahu bu:) ?
Neymiş; bebek cildi gibi olacakmış oraları... Yahu mayak mısınız; 300.0000 tane epilasyon yöntemi var... %100 pure bebek cildi de olmayı versin; başkasının önünde domalmak da ne oluyor? (bebelerle mi yarışıyorsunuz?) yuhhhh!

Domalma kelimesini de asla "mübalağa" sanmayın... içerideki sedyemsinin üzerinde malum yerlerini aldırmak için şekilden şekle giren kadınları hayal edin.. daha ne pozisyonlar var da; yazı yoldan çıkmasın diye paylaşmıyorum..

Akşam rakı-balık muhabbeti yaptığınız erkek arkadaşınız, sizden "özel bazı yerlerini temizlemek için yardım istesin mesela" :) direkt cinayet sebebi:)

Gülüyorum; ama aynen böyle kadın dünyasında...

Hamamlar da ayrıca enteresandır bak..
Ulan askerde bile koca bölük hamamda şortla/donla falan yıkanırdı(eski askeri birliklerde genelde hamam vardır); o ne öyle 50m2 yer içinde ortada sallanan 60 xox(ne desem bilemedim bir an).. kesin arıza çıkar; kan gövdeyi götürürdü..

7'sinden 70'ine; küçük memelisi, pamela memelisi, şişmanı, mankeni... 40 kadın... 40m2 içerisinde... ve hepsi çırılçıplak... (yalnızca 3-5 utangaç çamaşır/pikini yahut, peştemal mi ne var ya, o düttürüden takıyorlarmış)

iç ses: oyşşş:)

Vakti zamanında çok düşünmüştüm; "bir yolu olmalı! bir yolu olmalı!" diye kadınlar hamamını nasıl dikizleyebileceğimi... Yok abicim.... mahalleli tarafından kolunun bacağının kırılmasını, düşmeyi falan göze alabilirsan; ve elbette becerede bilirsen; buyur tırman çatıya... yok olmadı mı; kalan tek ihtimal, helikopter kiralayıp, deliklerden yarımşar santim meme görme uğraşı:) o kadar..

Allahtan etrafta hamam mamam yok da, eşşeğin aklına kırk yılda bir düşüyor karpuz kabuğu..

Not: hamam fotoğrafı ararken şunu buldum; bir göz atın..

foto: http://istanbulusevenadam.deviantart.com/art/hamam-3-49784923

04 Aralık 2009 Cuma

Arızayım 1

Bütün akşam seviştiğim kadınla, neden gece huzurla uyuyamıyorum? Neden o(nlar) yarım karış açık ağız(lar)ından akan salyalarla göğsümü ıslatırken, ben bütün gece tavanı seyrediyorum?

Ne arıza, ne gergin, ne saçma sapan bir adamım ben..

02 Aralık 2009 Çarşamba

Yersiz Yumurtalar

Olmadık şeylerin içine yumurta koyanlar; "ıyykkkk" demek istyorum size izninizle...

Ucuz Sanatın Baldır Bacak Israrı


Az önce bir dişi modelin(yahut şarkıcı, aktrist.. her ne iş yapıyorsa artık), "Yeşil Çam'ın Porno Günlerine döndük" açıklamasını okudum hurriyet.com.tr'de..

"Son zamanlarda çekilen bütün sinema filmlerinde ve dizilerde sevişme sahneleri var. Bu beni çok rahatsız ediyor. Bunlar, bir dönem Yeşilçam'da furya haline gelen porno filmlerini andırır oldu. Sevişme sahneleri olmadan da sinema filmi ve dizilerin başarılı olacağına inanıyorum. Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Belgin Doruk ve Filiz Akın da birçok sinema filminde rol aldı ama ne sevişti ne de öpüştü..."

demiş..

Güzel de demiş.. Bellirsiz, muallak şeyleri sevmez Öküz.. Gerektiğinde "Kral çıplak" diyebilmek, bazı şeylerin isimlerini korkmadan dile getirebilmek lazım....

Akşam 3 dk kanallar arasında gezeyim diyorsun; 40 dizinin 30'unda birbirine yumulmuş gencecik insanlar, kim kimin karısıyla ne etmiş, kim kimin kucağında belli değil..

Dizileri ve ucuz fikirli filmleri baldır bacak izletiyor.
Behlül'le bilmemnenin(ismini unuttum) samanlıktaki maceraları, "ay şimdi öpüşecekler, şimdi sol memesi görünecek, şimdi pazularının göründüğü bir sahne var" .. vs.. bunlar para ediyor "ucuz" hayatta...

Yanlış anlaşılmasın; karşı değilim baldır bacak çekimlerine. Aksine bayılırım tahmin edeceğiniz üzere... de... işte... adı başkadır onun. Kendini kandırmaca, iki yüzlülük, ucuzluk... bunlar işte benim keyfimi kaçıran..

"Üç maymun"da o memeler görünmeseydi mesela? ne kaybederdi film?

Ha göründü de beni mi gerdi? elbette hayır.. ama hepimiz biliyoruz ki, film popüleritesinin %50'ye yakınını o memeler sağladı(kendimden biliyorum; ve beni kendinizden çok farklı sanmamanızı öneriyorum).

O zaman diyebilmelisiniz "tiraj için, para için, şan-şöhret için memeler" vardı diye. (hatta iki gün sonra barda ilgi çekmek için tshirtünü sıvayan kıza da söylenmemelisiniz, "vay motooor!" diye.)

Sol memesini sokakta gösterene başka şey, tv'de gösterene başka şey deniyor bu düzende.. Bir kandırmacadır gidiyor, orası kesin de; "kim kimi kandırıyor?" bu kısmı biraz karışık..

Bu ucuzluğun ya bilincinde olacağız, ya da "sanat" deyip halı altına süpüreceğiz.
"Hayatta bunlar var" deyip kamufle de edebilirz elbet; ama hayatta z.çmak, osbir çekmek vb daha pek çok ayrıntı da var malum.. Amaç o değil; kandırmayalım kendimizi..

Altlarındaki 100.000€'luk jipleriyle onlarda aynı şeyi benim için düşünüyorlardır muhtemelen; ama... çok acıyorum mu desem.. üzülüyorum mu desem.. bir şeyler diyesim var işte yeni nesil yeşilçam aktristleri ve dizi oyuncuları için..

( Erkeklere fazla sözüm yok bak:P Ohoo.. canıma minnet... bir dizide x aktriste yumuluyorum; diğer sinema filminde topluca dalıyorum.. hemen her biri de bir içim su malum... daha ne ister ortalama bir erkek.. missss.. )

Ama aktristler... Orada iş farklılaşıyor.. Çünkü yaptıkları şeyi ısrarla başka bir şeymiş gibi göstermeye çabalıyorlar.. Çünkü 2 yüzlü, sevimsiz bir durum var ortada.

Yazmıştım daha önce; göz atınız lütfen: Al Bundy Gördüm Kendimi .. Sinir oluyorum şu modern şaçmalıklara.. izninizle yeniden paylaşayım..
Öküz "hormonları için" aşksız sevişince "tüüüüü !! allah belanı versin ahlaksız herif".... Aktristler para için, ego için, şan-şöhret için sevişince(cümle alemin önünde hemde), "sanat"...

ohh !! ... ne ala..

Bir de şey vardır bilirsiniz, "hiç bir şey hissetmiyoruz ki!! hissetmiyoruz ki!!" olayı:) Çok gülerim buna:)

Başkalarını kandırmaları hadi neyse de; kendileri de inanıyorsa buna.. yazık yahu..
Gece yatağınıza yattığınızda hiç mi durum muhasebesi yapmazsınız? Hiç mi "Naapıyorum ulan ben?" demez bir bünye.. Özellikle hassas bünyelerde, deriiiiin psikolojik yaralar bırakmaya adaydır bu mevzu.. diyeyim ben size..

Düşünsenize; hangi kadın sabah kenan imirzalıoğlu'yla, yahut hangi erkek xx aktristle sevişip(hangi birini sayayım; hepsi birbirinden cillop) akşamına "hiç bir şey hissetmedim ki" diyebilir:) Kime ne anlatıyorsunuz yahu; biz de insanız:)
(Akşam evde, sabahki çekimi düşünüp osbir çeken; ertesi gün ise televizyonlara "hiç bir şey hisetmiyoruz ki!" diyen aktör,aktrist fotoğrafları var kafamda... da; lafın ucu kaçar diye devamını getirmiyorum...)

Yakiinen bilirim; BMW'den vazgeçmek oldukça güç.... Çok fena köleleştirir adamı.. ama.... en azından durumun bilincinde olup, adını koyun yaptığınız şeyin.. Diyebilin ki; "para için, ego tatmini(şan-şöhret) için yapıyorum.. yahut onlar için katlanıyorum"..

Olası sıfatlara, yakıştırmalara göğüs gerin.. Ayıp değil.. dedim ya; hemen hepimiz bir şekilde kölesiyiz o BMW tutkusunun.. Siz de deyin ki; "ben de kölelik görevimi böyle yerine getiriyorum; dişiliğimi, görece de olsa tenimi sunuyorum milyonların gözüne.. siz dönüp kendi m.çınıza bakın.."..

Yahut hiç birini mi yapamıyorsunuz; kafayı öne eğip "Öküz'ce seçimler yapanlara" laf atmayı kesin bir zahmet.. "tü-kaka'nın önde gidenleri, bizzat sizin gibi samimiyetsiz ve ne olduğunun/ne yaptığının bilincinde olmayan insanlardır".. bence....

Şöyle bir durup düşündüğümde, top 10 listemdeki hiç bir filmde baldır bacak sahnesi olmadığını görüyorum.. Shawshank, seven samurai, dirty rotten scoundrels, forrest gump, star wars, exorcist.... hiç birinde... ve hemen hemen tek bir sahne de dahi..

Enteresan değil mi?

"Bunlar aşk filmi değil ki" diyeceksiniz.. Bodyguard, eternal sunshine of the spotless mind.... offf ne diye sayıyorum ki.. eski hülya koçyiğit'li, tarık akan'lı aşk filmlerinden ötesi var mı yahu? (öküz sevmez türkan şoray kadr inanır'ı.... tarık akan-hülya koçyiğit'çidir ulta boş vakitlerinde)

nerede meme? nerede ucu kaçmış, amacı şaşmış baldır bacak?

Ne için? para için.. şan - şöhret için... adı ne bunun? varın siz yakıştırın....

Ahanda bu da, Hülya Koçyiğit'in kızı(gülşah,güllüşah) için yazdığım bir yazı: http://okuzunondegideni.blogspot.com/2009/02/ne-oluyoruz-yahu.html