12 Kasım 2009 Perşembe

Post Ejaculation Syndrome (+18)


Evet.... Konumuz "erkek milletinin, meşhur ejakülasyon sonrası sendromu"; yani bildiğimiz, "işi bitince döndü g.tünü uyudu" durumu. ("Tam olarak g.tü dönüp uyumak değil yahu" diyecektim; Yok yok... Ben de yaptım, oradan biliyorum... Tam olarak o:P)

Bir yerlerde okumuştum.. erkeğin, "boşa sarfedilen/hatta öldürülen yüzbinlerce potansiyel evladının yasını tutması" olarak durumu açıklıyordu yazı..... "Ana gibi yar olmaz; babalar b.k yesin" gibi laflara pek saygı duymadığım için; çok çok derinlerde bir yerde söz konusu açıklamanın kayda değer bir gerçeklik payı olabileceğini düşünüyorum şahsen.. // iç ses: buradan bakınca ne kadar sevimli, öyle değil mi:)

Sevişmenin öncesi, ortası, sonrası vs hemen her aşamasında içeride hormonal fırtınaların koptuğu, malum.. 3sn önce libido tavandayken, hemen akabinde "neredeyim ben? kim bu kadın?" olabiliyor bünyeler.
Akıl almaz bir dalgalanmadan söz ediyoruz...... ( Elbette benzer şey kadınlar için de geçerli. Orgazm sonrası ağlama krizi geçiren yahut partnerini tekmeleyen kadın fotoğraflarını başka türlü nasıl açıklayabiliriz? )

Herşeyden önce cahil, empati yoksunu/bencil insanların yaptığı gibi yapmamak; kılıç-top-tüfeği bir kenara bırakıp durumu samimiyetle anlamaya çalışmak; ve fizyolojiye/yaratılışa/evrime saygı duymak gerektiğine inanıyorum.

Sevişme öncesi libido nasıl tavan yapıyorsa, ejakülasyon, yani boşalma sonrasında ise tam tersi bir süreç söz konusu.

Hoşunuza gitmeyecek, farkındayım.. Ama merak edenler için erkek iç sesleri, 'içinde bulunulan duruma göre de değişebilmekle bereber', "hasstir ya, ne işim var burada.. offf keşke yapmasaydım.. gitse de temizlensem.. ne oldu bana; neredeyim?" vs 'den çok da farklı değil aslında.. Hatta çoğu zaman, Windows'un meşhur mavi ekranına benzetirim ben bu durumu. "Tilt olmak" gibi birşey; öyle canlandırın kafanızda...

"İçinde bulunulan duruma göre değişebilen" dedim farkettiyseniz.. Evet; aynen öyle... Değer verdiğin bir kadın ve muhteşem şartlarda yaşanılan "tilt durumu" farklı, pişmanlığa sebep olacak artı faktörlerin olduğu durumlarda ortaya çıkan sonuç farklı olabiliyor..

Aşık olduğun kadınla sevişme hususunda derin tecrübelerim olmadığı için büyük konuşmak istemem aslında; ama özellikle "pişmanlık/keşke yapmasaydım durumu", onda en düşük seviyedeydi diye hatırlıyorum.

/ Durumu aslında "yetiştirilme tarzı ve evrimle" de açıklayabiliriz; ama ben, her şeyin ötesinde temel bazı fizyolojik sebepler olduğunu da düşünüyorum

Sebebi, dozajı ve şekli her ne olursa olsun unutmayın ki, "mavi error ekranı" hemen her ejakülasyon sonrasında yaşadığımız ve kontrolü elimizde olmayan birşey. (ejakülsyon ne derece şiddetliyse, o derece yoğun bir kilitlenme yaşanıyor hatta/sanırım/) (pek çok dış etken de söz konusu olabilir eblette.. ama çok geniş bir açıyla olaya bakarsak: "orgazm sonrası kendini kullanılmış hisseden kadın fotoğtafına da", benzer bir hormomanal dalgalanmanın ve bu ejakülasyon sendromunun sebep olduğunu tahmin ediyorum)




Normal zamanlarda olsa belki bu çapta bir sorun olmayacak.. Ama şanssızlık şu ki, aynı dakikalarda, birlikte olunan kadın da olanca gücüyle sizden tam aksi istikamete doğru koşmaya başlıyor.

Erkek milleti ardına bakmadan, pişmanlık/mutsuzluk/tilt olma denizlerine yelken açmış giderken, kadın, pek çoğumuzun normal zamanlarda dahi tahammül edemediği "sarıl bana! beni sevdiğini, senin için ne kadar kıymetli olduğumu söyle" durumunu abartıp, deliler gibi erkeğin paçasına(yakasına mı demeliydim?) yapışıyor... Erkek kaçtıkça, kadın "beni sevmiyor" diye arıza çıkartıyor; kadın bahsettiğim ihtiyacı "ısrarla!!" ifade ettikçe, erkek daha çok kaçıyor...

// iç ses: "İki dakika dur daa! Çatladın mı? dur iki dakika, bi kan beynimize gitsin.." //

Çözümün basit olduğunu düşünüyorum; zira "değer verdiğim kadınlarla" bu süreç sıklıkla sorunsuz/görece az sorunlu atlatılmıştır...(yahut ben öyle sanıyorum)...

Karşılıklı yaklaşılacak... hepsi bu..
Erkek malum sendromunumun en koyu noktasında dahi, iki karış ötede yatan kadınının marjinal bir sarılma/sevilme ihtiyacı duyduğunu; kadın ise, erkeğin olaydan tamamen koptuğunu; dahası, kötü hissettiğini aklından çıkartmayacak..

Erkek biraz kadına yaklaşacak, kadın biraz erkeği anlayıp her seferinde durumun b.kunu çıkartmayacak. bütün olay bu..

Kaldı ki, bu zoraki yaklaşma öyle atla deve bir zaman da almayacak... 2dk.. taş çatlasın 5-10dk... Bütün gün bu hormon dalganalmasını yaşayacak değiliz; düzelecek elbet....

Yine döndük dolaştık "taviz vermeye" geldik farkındaysanız.. zira ortak mutluluk için, her iki tarafından hormonlarının güdümünden eşit oranda taviz vermesi gerekiyor.. Yani "ben değişmem/taviz vermem!!cilerin" becerebileceği bir hede, asla değil..

Kafamı kurclayan ve yazmak istediğim daha tonla "yatay jimnastik arızası" var aslında.. Ama olayın pornografiye kaymasını istemediğim için mevzuyu bir süreliğine erteleyeceğim izninizle.. (ör: oral aktivitelerden sonra kadının ısrarlı öpüşme isteği.. iç ses: offf bi git!!)

30 yorum:

noranıngemisi dedi ki...

Camille Paglia'ya göre, erekte olmuş penis tam bi,r güç gösterisidir, erkeğin onur gurur kaynağıdır, falliği ile dağları delebileceğini düşünen erkek, sevişme boyunca bir atom karınca misali çabalar, vajina da dişleri olan bir canavardır Paglia'ya göre ve, erkeğin tüm gücünü, onurunu yer bitirir, işte bu yüzden erkek hemen kıçını dönüp uyumak ister, güçlü kuvvetli bir mr muscle iken inek şabana dönmüştür :))

mr_lonely dedi ki...

Bu gibi durumlarda tecrübe abidesi olduğunu düşündüğüm Cem Yılmaz amcamızın da buna benzer görüşleri vardı. :D
Makineye bir reset at her şey düzelir diyordu. Çözüm budur işte ya. :D

kutsaLPiç dedi ki...

"seviştiğimiz kadar sevmediğimiz için üremiyor aşk" diyordu zat-ı düddürü biri. sevişmek zahmetli iş zaten orgazm da öyle. yorulmayın derim :Pp

zerzewat dedi ki...

bu aralar inanılmaz bi yoğunluk war hayatımda kendi bloguma bile bakmıyorum ne war ne yok diye ama mutlaka seninkini okuyup öyle yatıyorum çok güldüm hakkaten doğru tespitler eline sağlık=))

öküz dedi ki...

Noranın gemisi: lütfen! inek şaban'a laf söyletmem.. halk kahramanı o..

Camille'nin fikrine gelince: okur okumaz, "bunu kesin ağzından köpükler saçan ucuz feministlerden, sözde entel düşünürümsülerden biri yazmıştır" dedi iç sesim... yalan yok..

Anlıyorum ... kadınlar nesillerdir eziliyor.. tespit ve radikal değişim ihtiyacı hususunda kesinlikle haklısınız.

Ama bazılarınızın da feminizmi çok ucuzlaştırdığını düşünüyorum..

Bariz ezik büyümüş ve yarası olan biriymiş bu Camille hanım..
(offf... alınıyor herkes... belirtme ihtiyacı duydum: sözüm sana değil... camille'ye.. elbette eğlencelik gelecek bu yorum size.. ben olsam, ben de aynı şekilde dile getirip, bolca karikatürize ederek eğlenirdim burada..yalan yok2=komik)

Mr_lonely: reset nasıl atılıyor; bunu bir çözebilsek sorun kalmayacak :) makine'de değiliz ki..

KutsalPiç: Ya... şu ismini değiştirsen? hiç sevimli durmuyor. Öküz/ayı/deve falan eğlencelik olabilir diye düşünüyorum; ama p.ç... ı ı.....

Ben her zatı- düttürü'nün fikrini kabullenmekten yana değilim açıkçası. Kaldı ki, neden yorumlayacakmışız onu da anlamadım:) taş atıp kol yoruluyor değil ya; değmez mi yani?

öküz dedi ki...

aha zerzewat da gelmiş..
teşekür ederim güzel sözler için.. daha çok oku, daha çok paylaş plz.. -ki gülümseyelim, blog bir halta yarasın..

üşenmeyip teşrif ettiği zamanlarda şevkat bekleyen kutsalpiç dedi ki...

kutsalpiç ve minikcamış arasında takılıp kalmıştım ama üşengeç olduğum için ilk aklıma geleni yazdım diyeyim.

"yorumlamak" değil de "yorulmaktı" aslında o.

ve sex efor isteyen bir şey; terleyeceksin, binbir zahmet şekilden şekile gireceksin... özellikle erkeğin "ben tam bir erosum yavrum... hadi junior'un kölesi ol... tap ona" tarzındaki çeşitlemelerine katlanmak zorunda kalacaksın. gerek yok yani. ben kategorisindeki hatun kişileri sexe karşı üşenmeye davet ediyorum. böylece ejakülasyon sonrası değişen erkeğin sizin de orgazm olma ihtiyacınız karşısındaki kayıtsızlığına bozulmazsınız da (:

teşekkür edesim var...

öküz dedi ki...

yok, ben yanlış yazdım... yorulma olacak, evet..

yatay jimnastikte üşengeçliğe yer olmamalı diye düşünüyorum.. iç ses: offff.. özellikle balık eti sınırlarını zorlayanlarda var bu....

bahsettiğim şey kadının orgazmına kayıtsızlık değildi ama.. daha dikkatli okunuyuz plz..

üşenmeyip teşrif ettiği zamanlarda şevkat bekleyen kutsalpiç dedi ki...

yok yok üşenmedim dikkatle okudum ve keyif aldım yazdıdan.

kadınların orgazm sorunsalına istinaden "üşenin sex yapmayın" diyorum. yazıdan bağımsız ama paralel bir yorumdu (:

öküz dedi ki...

hmmmm.. evet; bir ara şu kadınların orgazm sorunsalını da yazmalı..

oldukça enteresan bir mevzu....
tabi üslubu koruyarak yazmayı becerebilirsem...

Aslı dedi ki...

Kiminle olduğuna göre davranışların değişebiliyor.

Sevdiğin adamlaysan amanın mıç mıç öpsün beni, sarılsın moduna girmiyorsun. Ne zaman ki ne olduğu belirsiz bir şey yaşamışsın, orada galiba kendini iyi hissetmek için bir ilgi-alaka talepkarı oluveriyorsun.

öküz dedi ki...

Az buçuk biliyorsunuz; etrafımda olan bitenin muhtemel sebeplerine fazlaca kafayı takan/düşünen/empati yapacağım derken kafayı sıyıran biriyim..

Bu paylaştığın detayı hiç akıl edememiştim açıkçası...

Ne iyi oldu da yazdın.. Tonla malzeme çıktı şimdi düşünecek..

Öyle ya.. sebepleri/evrimi malum suçluluk duygusu, her iki tarafta da var ve benzer şeyi, farklı biçimde de olsa biz de yaşıyoruz..

Çok saol Aslı... pek makbule geçti..

Aslı dedi ki...

Rica ederim :)
Bu arada yazıyı okurken Cem Yılmaz'ın bu olayı anlattığı hikayesi geldi aklıma. Sevişme sonrası Ayvalık'taki yazlığı satalım mı diyen adam portresi.

öküz dedi ki...

Aslında "orgazm sonrası tepkiler" yahut "komik sevişme dialogları" konularında, başlı başına yazılar yazılabilir.. Çok enteresan ayrıntılar var çünkü... (benim arşiv, istatistiki detaylar/yaratıcı ayrıntılar hususlarında yeterli olur mu?.. orasını bilemiyorum tabi:P)

sevgiler..

Mademoiselle Coco dedi ki...

Aman aman, Öküzcüm, pazar akşamımız cemi cümle okunmuş postun ve sonrasında gelen güzide yorum/cevap bölümüyle renklendi.

Düşündük, iç seslere güldük, en son "offf bi git!!"e koptuk; sonra Nora'nın "inek şabanı"yla yıkıldık.. Kesin Aslı'nın yorumuna katılıyorum. Doğru..

Bir de sen de demişsin ya içinde bulunan duruma göre, herkesle aynı değil diye; aynen. Bu konu için de iyi ki değil, o zaman da sıkıcı, fabrikasyon bir mevzu olurmuş bu. E ne anladım ben o işten o zaman..

öküz dedi ki...

Pek sevimdim okurken keyif almanıza:) ne mutlu bana....

Bu blog işini sevmeye başladım ben yahu.. esiden eğlenirdim; bak bugün "yeni birşeyler öğrendim"... (hafif, tokat etkisi yaptı hatta)

"sex hakkında acizane bildiğim tüm ayrıntıların her an yerle yeksan olabileceğini" hissettim nedense..

Deneyimde kullanabileceğim yeterince aşkla sevişme verisi olmadığı için; sınayamıyorum da durumu... hay allah...

dur ben iyice düşüneyim şunu.. (simülasyon:P)

miss tantana dedi ki...

walla bazen ben de ıstıyorum sarılıp sarmanmayı,bazen kendımı tek yatacagım en yakın duzluge atıyorum,onemlı bı ılıskı yasamıyorsam genelde ıkıncısını yapıyorum zaten.hadı ben bunu yapıyorum da benı onemsemeyen bı erkegın ayıp olmasın dıe mıc mıc mıc yaklasması kafasını duvara vurma ıstegı uyandırıyor.

Talisman dedi ki...

Bence abartmamak lazım. Yani gerçekten fiziksel bir olay bu. Adam tükenmiş, üstüne varma :) Ama dediğin taviz verme, ortayı bulma olayına katılıyorum. Yani erkek tamamen kıçını dönmemeli, az sarılmaya izin vermeli, kadında hart diye "beni seviyomusuun" filan diye damardan girmemeli. hehe. Zaten en güzeli sarılıp sessiz yatmak. Ben aşklı olanı biliyorum, hiç sorun olmuyor vallahi. (hava atmış gibi oldum :)) Yani çok huzurlu hatta o sessizlik. Ama mesela göğsüne yatmama filan da izin vermese bozulurum o kesin :)
Bir de o son dediğinde aşık olunca sorun olmuyor vallahi. Ya da sevgilim bir yalancı, bilemem. :)

utanmadan akılda kırmızı izler bırakan naR dedi ki...

Erkekler kadınların beklentilerini aslında gayet iyi biliyorlar. Gerçi yapay... gerçi ezberlenmiş ama biliyorlar.

Kadının beraber oldukları o coşkulu andan sonra kendisini en azından özel ve değerli hissetme adına beklediklerini, kadına daha istemeden veren maskeli erkekleri hangi kategoriye koysak? Aşık falan değil derdi klasik 25o gram... O kadar çoklar ki aslında istisna demeseniz iyi olur. karmaşık ve komplike yaradılışımıza rağmen bu bu basit yaradılışlı yamyamlar bizi resmen çözdüler. hapı yuttuk. beklentilerimize göre hareket ederek bizi avuçlarına alıyorlar sonra nar gibi dağıtıyosun işte kaseyi.

öküz dedi ki...

Çok genel bir durum var aslında...

Siz kadınlar nasıl adamı aşık etme-tongaya düşürüp nikah salonuna atma hususlarında ihtisas yapıyorsanız; erkek milleti de, yatağa atma mevzunda kafa patlatır ömrü boyunca..

Talisman'ın söylediği de olayın ayrı bir boyutu tabi.. Marketten ellerde 40 poşetle döndüğünüzü farzedin.. eve girer girmez ilk düşüneceğiniz şey eşinize sarılmak olmayacaktır eminim. hatta olur ya onun sarılası gelirse de, benzer tepkiyi vereceksiniz.. "off... git öteye 2 dk!.."

(Sırt üstü yatan tembel-ruhsuz kişi pek faketmeyecektir elbette; ama 1buçuk-2 saatlik bir aksiyonda 2günlük kalori yakar bünyeler...)

Ayrıca........
Pınar'ın bir konuda yanıldığını ve hemcinslerimin asla tü-kaka yaratıklar olmadığını düşünüyorum. Aşık bir erkekten daha savunmasız, daha ördek, daha saf hemen hiç bir şey yoktur bence(en azından aşkı devam ettiği sürece)..

Maskeli erkekleri ayırdetmek de sizin işiniz..

Ben nasıl bir bakış/3-5 muhabbette anlıyorsam maskeli erkeği.. siz de anlayacaksınız(ki anlarsınız da zaten.. gördüğünüz fotoğaf hoşunuza gitmeyebilir, durumu kabul edebilir, istediğiniz için görmemezden gelebilir, değiştirmeye/geliştirmeye çalışabilir, yahut kendinizi kandırabilirsiniz. top sizde.. ben bilmem orasını)..

250 gram peşinde olan ereklere kalbinizi vermeyin.. prim vermeyin.. olsun bitsin(zira her durumda en kaliteli emeği bu maskeliler yer)...

Eski hatıralara geri dönüp, "çok iyi kamufle oluyorlar; nasıl ayırdedeyimki?" deyip de kandırmayın kendinizi.. bence daha en başından biliyordunuz ne mal olduğunu.

Aç bir erkeğin, 250gr et için takabileceği maskeleri, söyleyebileceği sözleri hayal dahi edemezsiniz(tıpkı bir kadının nikah masası için bürünecebileceği kılıklar gibi).. yazmıştım önceki konulardan birinde... 250kg'lık kadına "ne kadar çekici olduğunu" söyleyenini gördüm yahu... daha ne diyeyim size?

Talisman dedi ki...

Bu 250 gramı kim ölçmüş yaa :)) Nasıl tartılır ki orası? 250 den azdır bence :) hehehe

öküz dedi ki...

bir de bana "fesat" derler:)

Talisman dedi ki...

Ne yani? 250 gr beyindi de, ben mi yanlış anladım? :)

öküz dedi ki...

"az", tek amaca yönelik, marjinal değeri olmayan, olayın basitliğini/hayvanlığını vs ifade eden bir manada kullanmıştım ;)

öküzüm ben..

Selam Oza! dedi ki...

bence kendinize otosansür uygulamadan yazınız, aklınıza ne geliyorsa yazınız efenim. Pornografik olmasından korkmak mı? Bırakınız efendim bu korkuları. Siz kendinize gelecek eleştirileri sırtlayabilecekseniz, korkmak neden? Ancak konuşmak ve yazmak cevap hakkı yaratmaktır, bunu unutmadan.

Ama bazı noktalarda isminize layıksınız diyebilirim:)) İşin şakası tabi bu. Erkeklerin düşündüğümüz kadar öküz olmadığını anlayalım diye yazmanız çok hoş ama sanki o öküzlüğü tanımlayalım diye yazılıyo gibi. Klasik erkek davranışlarını biz biliyoruz ki zaten. Keşke alternatifini bilebilsek. Ama "yazmak" değil mi ki "kendini tanımlamak, anlamak" için yapılan bir eylem bu sanal günlüklerde. Bu çabanız, bu çabamız değerli diye düşünüyorum.

Yazınız çok güzel olmuş. Hatta yukarı bir "i kiss u" çaktım. Yalnız kadın orgazmını bırakınız da kadınlar yazsın, takdir edersiniz ki bu iç gözlemi ancak biz yapabiliriz;) Ama kadınlar orgazm olduktan sonra erkeklere ne hissettiriyorlar duymak güzel olurdu.

Bu arada siz feminizmi çok da yabana atmayın, erkeklik için de dert alan çok yanı vardır.

öküz dedi ki...

2 tower dolusu porno dvd'si blunan bir memleketim evladı olmama karşın:), kadınların da bulunduğu bir ortamda, "bel altı bir durum mevzu bahis yahut ihtimal değilse" bahsettiğin üslup pek tarzım değil açıkçası.

Kibarlıkla alakası olduğunu düşünmüyorum; sağdan bakarsan ucuz, soldan bakarsan yanaklarımın kızaracağı/gerileceğim bir durum..

En hard-core ayrıntının dahi, zeki bir üslup ile kenarları yumuşatılarak okuyana aktarılabileceğine inanıyorum.

Blog girişine 18 yaş uyarısı koymayı, o sebeple hiç düşünmedim mesela.

Yorumlar sorun değil; hemen herşeyi göğsümde yumuşatbilirim. Siz yazın her aklınıza geleni..
Yorum kontrolü de yapmıyorum o yüzden.(haddini aşan yorum da pek almadığım için, hiç "yorum silme" gereği de duymadım açıkçası.)

Öküzlük mevzusuna gelirsek...
Genel kabul gören anlamıyla asla bir "öküz" olduğuma inanmamama rağmen; son yıllarda hep benzer kelimelerle suçlandım. Bu blog da, o bakışa bir cevap zaten... Acizane, "durumu karikatürize etmeye çalışıyorum" diyelim .

Ha daha yakından sorarsanız.. Of... çok fena öküzüm... gıcığım.. köşeliyim.. orası muhakkak.. Ama... benim öküzlüğüm, zihinlerde canlanması muhtemel fotoğraf gibi bir şey değil.

Diğer yazılarımı da okuyup; kendiniz karar verin.

Teşekkür ederim paylaşım için. Yine yine yazın lütfen..

leb demeden... dedi ki...

bu yazıdan sonra paranoyak oldum :|

memoli dedi ki...

durum vahım vallahı erkeklere post-ejaculatıon syndrome asısı yapmak lazımdır :)

Lestat1912 dedi ki...

Cem Yılmaz'dan çok fazla alıntı olduğu için yazın komik gelmedi fakat onun dışındaki kısımlardaki tespitlerin güzelmiş. eline sağlık.

Adsız dedi ki...

Cem yilmazlik bi olay degil sadece. Ben sperm sayimi olcturmek icin urologa gittigimde bu soruyuda sormustum acaba hemen toparlanma imkani varmi diye. bana koskoca hipokrat yemini etmis adam "vurdun mala gec kenara yak bi cigara" dedi. Bende anladim ki bi sigara icme suresi boyunca durmam lazim. Tahminen 5 dk. O sure zarfinda yuzumun kizarikliginin gitmesi kulaklarimdaki cinlamanin kesilmesi nefesimin normallesmesi kan basincimin normale donmesi gibi seyler bir nevi system recovery tamamlanmis olur. Bende gonul rahatligiyla islemime devam edebilirim. Ama sorun o 5 dakikayi nasil gecirmekte. Cok ozur diliyorum bi kac tespit yaptim. canli denekler uzerinde uygulamalarim sonucunda :) ( 2 kisi uzerinde denendi) kadinlari o esnada durduran tek bisey var. Oda dudaklariyla ilgilenmek. Nasil mi? Soyleki parmaklarinizi partnerinizin dudaklarinda gezdirirseniz bu hosuna gidecek ve sessizce ne yaptiginizi izlicek KONUSMA OLMADAN ! Bu cok onemli ikincisi ise uyarilirsa bu dudakla ilgilenme esnasinda partneriniz parmaginizi emmeye baslicak. Olay bu. Neden oluyo boyle bisey diye soracak olursaniz cevap hazir:
1-) ihtiyacin bir an once giderilmek istenmesi
2-) kontrolun kaybedilmesi isi hayvanlastirmak
3-) iliskide fantezi nin eksikligi
4-) partneri tam kivama getirememe.