25 Ekim 2016 Salı

Profesyonel Yürüyücüler

Profesyonel yürür olmak diye bir şey var, bilir misiniz? Kadıköy'ün, Taksim'in o kum gibi akan kalabalığı içerisinde kimseye değmeden, bir o yana bir bu yana hızlı adımlarla yürüyenler; hani siz olanca uyuzluğunuzla gitsem mi gitmesem mi diye düşünürken, ne olup bittiğini dahi algılayamadan yanınızdan geçip giden o ekşi suratlı insanlar..

Hiç bakma öyle bön bön, cidden ustalık gerektirir, -ki İstanbul'da doğup büyümüş olmak bunun için olmazsa olmaz ön şarttır bence.

Yürümeye gönlü olmayanlar, 4 kişi yan yana yürüyüp aniden duranlar, onun sigara dumanı, bunun hapşırığı, koca götlüsü, tinercisi, vitrin budalaları derken içgüdüsel olarak nizami makas atmayı öğrenir İstanbul çocukları.. Kimseye değmeden ne hareketler ne cambazlıklar..

* evet yakın çevrede hapşıran biri olursa ya uzuuunca süre nefesimi tutarım, ya da koşar adım uzaklaşırım oradan.. ve yine evet, hem takıntılı, hem uzaylı prensim ben(uzaylı öküz); elimde olsa elalemin soluduğu havayı da solumak istemem..  ööğğkk..

* yaşlılar, çocuklar, hastalar, hamileler, sakatlar vs zinhar yazının muhattabı değildir. (dedim ya takıntılıyım diye; bu açıklamayı yazmasam, kımıl kımı yerdi mesela içimi)

2 yorum:

Ahsen Simsek dedi ki...

Haahha okurken gülmekten alıkoyamadım kendini sağ ol çok hoş olmuş. Benim o sanırım prof yürüyücü. İstanbul'da yaşamıyorum ama ben de hep kalabalık ve yürüyen insanların birbirine pek yol vermediği şehirlerde yaşadım sanırım ordan bu konuda geliştim :)

Lena Hey dedi ki...

Ben küçücük bir şehirden gidip üniversiteye İstanbulda başlayınca baya bi şoklanmıştım. Metrobüse falan binmeyi beceremiyodum. Son sene baktım ki iyice ustalaşmış ite kaka öğrendik bişeyler :)