19 Ocak 2012 Perşembe

Ğ - Y Karmaşası

Hiç öyle kıllıklarım yoktur aslında.. Ben acizane dikkat etmeye çalışırım, orası ayrı. Ama bir başkası soru ekini, -de'yi, -da'yı ayrı mı yazmış birleşik mi yazmış, hemen hiç umurumda olmaz sıklıkla(iç ses: yalan; külliyen yalan!)..

Lakiiiin.....

Deyil, deyil mi, eyer, meyer vb Ğ-Y karmaşasına denk geldim mi, basıyorum kalayı... Sosyal pozisyonu da ket vuramıyor; nasıl gözüme batıyor, yazanı kendi iç dünyamda nasıl itin g.tüne sokuyorum afedersiniz; off off :S

Hakediyorlar ama.. 'Deyil mi?' ne lan?? !!

11 yorum:

Hazel dedi ki...

gerçekten ben de sinir oluyoruumm.
Hayır, o şekilde yazan arkadaşlarım olduğu zaman uyaramamak da nasıl koyuyor insana! Uyarsan, onları aşağılamak istediğlni sananlar olcak, yine de dayanamayıp tatlı bir dille doğrusunu söylediğim oluyor...

En kötüsü de..sevgilim -da ları falan ayırmıyor, bir kere söyleyeyim dedim, ben mesajda böyle yazıyorum doğrusunu normalde biliyorum diye tersledi :( hayor yani ayrı yazsak daha güzel değil mi :(

Raziye dedi ki...

ben takıntılı bir insanım. net. özellikle de Türkçe kullanımına bir başka takıyorum. bunun temelinde yatan hadise de "sen kendi dilini düzgün konuşamıyorsan neyi başarmışsın ki şu hayatta?" felsefesi. bilmiyorsan da aç oku yani. benim öğrencilik yıllarım tdk sözlüklerini okuyarak geçti mesela (evet, o zamanlar sözlükler vardı..). bunu benim gibi sıradan bir insan yapabiliyorsa, herkes yapabilir arkadaş.
en nihayetinde öyle ya da böyle görüyoruz ki bu tarz şeyleri çok takan insanlar yok maalesef. dün gittiğim bir konserde koskoca süreyya operasında bir aryanın Türkçeye çevrilmiş halinde üst yazıda "ünüforma" yazıyordu, nasıl ayar oldum anlatamam. hadi bunu yazan eskaza bilmiyor, bir Allahın kulu da mı kontrol etmez orayı..
demem o ki bu yazıyı okuduğumda yalnız olmadığımı, en azından benim gibi kıyısından köşesinden düzgün yazmaya ve konuşmaya çalışan insanlar olduğunu fark ettim. kralsını da yapıştırıyorum öküz.
blog gibi iç döktüm ama aynı dertten muzdaribiz, anladın sen beni.

suvebeyaz dedi ki...

cümlenin içinde 'herkez' kelimesini gördüğüm an karşımdaki insanın bittiği andır, kral olsa farketmez:) Hadi bilerek yanlış yazsınlar razıyım, ama bu nedir ya.

franbuaz dedi ki...

Sizin Türkçeyi kullanma da ki özeninizin farkında olup bunu daha önce yazmıştım.Sizi bir kez daha kutluyorum; itiraf edeyim ki bu duruma ben de acayip sinir oluyorum.Türkçeyi süper konuşup yazıdığımı iddia etmiyorum ama en azından o özeni gösterdiğime inananıyorum. Dediğiniz gibi de/da ki vs.gibi ekler bir yana ğ-y karmaşası yaşayan kişilerin yazılarını okumak bir yana kendilerinden soğuyorum.:)
Size bir kez daha helal olsun...

KGK dedi ki...

Benim de en sinir olduğum şey "herkez" kullanımı. Karşımdaki bir anda solucan gözüküyor gözüme.

öküz dedi ki...

@Hazel: 'Daha güzel değil mi?' nin ötesinde, 'elin mi aşınır yahu; yazmışken doğrusunu yazsana!' gibi bir şey bu.. Bence.. Gibi gibi :S

@Raziye: Anladım ben seni ;)
Uzun yorumun için de ayrıca teşekkür ettim hatta...

Ünüforma ha? :)
Yalnız... Opera meledinin adını dahi duymak yetiyor bünyenin huysuzlanmaya başlaması için :S

@Su&Beyaz: Peki 'herkeŞ' versek? O da mı olmoor? :)

@Franbuaz: Bir kez daha onore ettiniz efenim garip Öküz'ü.. öyle bir iddiam yok elbette; sadece 'çok dangıl dungul' yazmamaya/konuşmamaya özen gösteriyorum diyelim. Tıpkı sizin gibi..

@KGK: Evet evet... Doğru kelime o, 'solucan'.... Aynen öyle bir fotoğraf oluşuyor.

x coach dedi ki...

4.PARAGRAF
xoxo tombik öküz.
:D

öptüm herkezi.
:D

Bilge dedi ki...

İyi de atladığınız bir nokta var. Türkçe bize ilkokulda öğretildiği gibi yazıldığı gibi okunmaz. Yazım ile okuma farklıdır. Türkçe'de "Ğ" diye bir ses yoktur. "Ğ" öncesindeki ve sonrasındaki seslerin nasıl birleştirileceğini ifade eder. Örnek vereyim: Eğitim yazılır eyitim okunur. Ağır yazılır aar okunur.

TRT İstanbul Türçesi ile konuşmaya en çok titizlenen kurumdur. Eğer (eer diye okunur) TRT'yi izleyecek olursanız dediklerimi daha net fark edersiniz.

Türkçe yazıldığı gibi okunmaza bir iki örnek daha vereyim:
olacak -> olucak
yapacak -> yapıcak
soracağım -> sorucaam
değil mi? -> di mi?/diil mi?
söyliyeyim mi? -> söölim mi?


Bu bilgilerden sonra, bazen insanlar yazı dili ile değil de konuşma dili ile yazmayı tercih edebilir.

Gelelim en başa... Biri eyitim diye yazmış ise onun konuşma dili ile yazdığını düşünebilirsiniz. Yanlışa sinirleniyor iseniz bu yazanın yanlışından ziyade sizin bilmemeniz olabilir...

öküz dedi ki...

@Bilge: Çok özür diliyorum; hiç tarzım değil ama.. Bence 'halt etmiş' bu savunduğun şeyin fikir babası..

Tıpkı şapka işaretinin kaldırılması gibi, aklı evvel bir saçmalık olmuş..

Kralı gelse, " 'olacak' kelimesi, 'olucak' diye okunur " a ikna edemez beni..

Her kim yazdıysa, dediyse, uyguluyorsa.. Saçmalık.. Türkçe'nin ırzına geçen bir saçmalık hatta....

Özet:
Kendinizi kandırıyor; ve/veya bir şekilde başka dertleri-amaçları olan zibidilerin ekmeğine yağ sürüyorsunuz.

Bilge dedi ki...

Sevgili Öküz...

Önceki yorumumda azıcık bahsettiğim bilgilere saçmalık diyebilirsin. Ancak, herhangi bir tiyatroya gittiğinde orada yöresel bir konuşma tercih edilmemiş ise tamamen Türkçe'nin doğru konuşulması başlığı altında toplanmış konuşma kurallarının uyulduğuna şahit olursun. Bugüne kadar fark edememiş olmanı dikkatsizliğine veriyorum.

Bu yeni bir uygulama değil ayrıca. Zaman içinde İstanbul'da halkın tercihleri ile şekillenmiş bir konuşma. Sonrasında da Resmi dil Türkçe, doğru konuşma olarak da İstanbul lehçesi kabul edilmiş...

Yok arkadaşım ben İstanbul lehçesi değil, TDK sözlük yazımına göre konuşacağım diye inat edebilirsin. Bu tamamen kendi tercihin olmakla birlikte, Türkçe'yi yanlış konuşmuş olursun...

öküz dedi ki...

'Sokiim öyle telaffuza' diyesim var; üzerine alınma sen lütfen..

Bi allahın kulu, 'gelmeyecek'i, 'gelmiycek' diye telaffuz ettiremez bana..