16 Mart 2010 Salı

Bir kadını aşık etmek bu denli kolay olmamalı…


“Şu kanepede omzuma yatan istisnasız tüm kadınlar aşık oldu” desem…. “Hayvan” diyeceksiniz muhtemelen….. Değil ama… bence değil en azından…. Yanlış bir şeyler yapıyor olabilirim….. Ama…. Neyse, okuyun önce… sonra elbet verirsiniz bir karar..

Önceki yazılarımdan birinde “gözlerinin içine bakan herkese aşık olmak” hususunda bir yorum almıştım… Benzer şeyin bende de olup olmadığını düşünüyorum o günden beri… Evet; doğru bir ifadeyle özel göz temasını becerebilenler sıklıkla 1-0 önde başlıyor maça. Ama… yetmiyor ki bu… sabaha kadar bakadursun; “ı ııı” dedi mi bünye, afedersiniz mitsen olmuyor bazı şeyler…

Pek enteresan kadın kalbi…
Hep mi hayvanlar çıktı karşınıza, hep mi bir delikten ibaret görüldünüz, kalpleriniz o kadar mı aç, hiç mi samimiyetle gerçekten değer verildiğinizi hissetmediniz?

Üzülüyorum bazen..

Yazmıştım… Bel altı ihtiyaçlarım malum aracılar/dostlar vasıtasıyla fazla fazla halloluyor çok şükür. “Güncel” Öküz’ün derdi, “budur” dediği birini buluncaya kadar, yalnızlığı paylaşmak daha çok.. Yazarak paylaşmak, dvd/kahvaltı/börek çörek diyerek paylaşmak, sevişerek paylaşmak…. Paylaşmak oğlu paylaşmak…

Öküz möküz… onun da var elbet dokunmaya/hoş sohbete/sarılmaya ihtiyacı… insanız neticede .. yaş oldu bilmem kaç.. “budur” a yaklaşmadım dahi…… olsun yani o kadar… (neden hep savunmadasın iç seslerine el-cevap: utanıyorum… // ne enteresan değil mi? yatakta attığı taklaları olanca gevrekliğiyle paylaşan biri, duygusal ihtiyaçları mevzu bahis olunca utanıyor.. acımasız iç ses: “yazık”)..

Demem o ki; öküz aç o tip paylaşımlara…. Ama mübarek; kadınlar benden de aç….. Marjinal istisnalara şahit olsam da, “budur” demediğim birine kolay kolay duygusal sapma yaşayamam ben(iç ses: yahut mevcudu değil, olması gerekeni yazıyorumdur belki de… kim bilir?)..

Arada görünmez bir duvar .. hep yerli yerinde durur…

O güzel kadın kollarımda yatarken “ayşe-fatma” değil sanki…. X biri… Düşünmüyorum onu… Miklememek/tınmamak gibi de değil; aksine, beklentinin üzerinde kıymet veririm o an yanımda olduğu için, paylaştığımız için, bana değer verdiği için….

Çok farklı… Tarifi zor… ak ile kara kadar bariz bir ayrımdan söz ediyorum..
En başta “olmaz” dedi mi, mümkün değil… olmuyor… (neden “olmak zorundaymışım” gibi hissettiğim de ayrıca enteresan bir mevzu).. Bir taraflar körlenmedi elbet(öyle umuyorum en azından); yalnızca, “olmayınca olmuyor işte”…. Zorlayarak, "öyle olması gerekli" diye olmuyor…. Olamıyor…

Evet… dedim ya; çok enteresan bu kanepe, omuz, koku mevzusu…
İstisna yok… olsa hani, “bazı kadınlar” diye başlayarak kuracağım cümlemi… Yok ama…. 45 yaşındaki 2 çocuklu dul kadın da, 20 yaşındaki mor saçlı zıpır da…

“Ben sana aşık oluyorum” u o kadar çok duydum ki…

Üzülüyorum… çünkü sıklıkla, daha en başından “olmayacağını” paylaşmış oluyorum… “Sana aşık oluyorum”’u, “ama sen karşılık veremeyeceksin… gitmem lazım/aksi taktirde çok üzeceksin beni” takip ediyor….

Üzmek istemiyorumki ben….. hele seni :(

Üzülüyorum; çünkü kalpler çok yaralı….
O koca koca bilmem ne müdürleri, bir şey sormaya çekinebileceğiniz karizmatik hanımlar dış kabuklarının altında öylesine mutsuz, öylesine aç, öylesine yaralı ki…..

Üzülüyorum; çünkü tek bir göz yaşına dahi sebep olduğumu hissedince, suçlu hissediyorum işte kendimi… Yaralıyım bu mevzuda… (oy travma travma.. var bir bildiğim)….

Tüm bu imkasızlıklara/reddedişlere/olmayışlara rağmen kimsenin ardımdan kötü konuştuğunu sanmıyorum(hatta konuşmadıklarını “biliyorum”); zira, samimiyetime inanmanın çok zor olmadığını düşünmüşümdür hep.. Kandırmadım kimseyi… ama zaman zaman da, kontrolden çıkabiliyor işte bazı şeyler…

Kabul; bende de hata var(melek iç ses: belki de ortada hata – mata yoktur be Öküz… hayat böyledir… normaldir böyle şeyler… belki diyorum hani.. düşün sen bunu… şeytan iç ses: bahaneler türetip kandırma kendini pis Öküz!).. Mesafemin ayarı kaçabiliyor bazen…. Sen olanca samimiyetinle kadının saçını koklarsan, sapıtıyor tabi o da… aşk simulatörü değil ya bu kadın; o da insan…

Bel altı sapıtmayı anlayabiliyorum bak… gencim, bekarım, hormonlarım düzgün çalışıyor… gayet sağlıklı bir hayvanım yani… hele bir de o anlamda ilgimi çektiyse..... Adımı bahane gösterip geçiştirebilirim bunu…

Ama… ama bunu('duygusal sapıtmaya' sebep olmak diyeyim) yapma be Öküz.. yahut daha dikkatli ol(-ki “dikkat edeceğim” diye diye başlattım zaten bütün bu manyaklaşma sürecimi ya)

Sırf bu yüzden, içimden asla gelmediği halde “bilerek kötü davranmaya çalıştığım” tonla an var aklımda… umursamaz, değer vermez, miktim seni-hadi yallah! fotoğrafı gibi.. Aklım sıra “bağlanmayacaklar” hani… “Üzmeyeceğim”….. çok yanlış… bunu da biliyorum üstelik..

Güya dikkat ediyorum “durduk yere insanları ümitlendirmemeye”…

Ortası da yok ki bu işin… ya öyle olacak; ya da “mittim seni/sokakta görsem tanımam artık yarın”..

Neden bu kadar sert/esnemeye toleranssız bu işler? Yani ya evleneceğim, ya da “ırıspı” muamelesi mi yapmak zorundayım?

Hiçbir şeyi içimden geldiği gibi yaşayamayacak mıyım?

Not1: Sanki çok iyi/çok doğru bir adammışım gibi bir fotoğraf oluşmuş olabilir zihinlerde… Yok be yahu… yalnızca güpgüp’e sebep olamayan kadınların yanında bu böyle… Asıl aşık olmasını istediklerim hiç oralı olmuyor maşallah; ilgilerini çekmiyorum…

Not:2: İşin kötü yanı; budur diyemediğim kadınları rahat/gevrek fotoğrafı ile aşık ederken, “hmmm why not” dediğim güpgüp kadınlarının yanında “gergin öküz” üniformamı giyiyorum biliyorsunuz(bilmiyorsanız, bknz eski yazılarım) .. Hal öyle olunca da…. Netice malum… Bekar Öküz;)

21 yorum:

pixie dedi ki...

bi geceden bi aydan ya da bi yıldan belki daha da fazla bi zamandan sonra bitirebilmek için senin yaptığını yapmak lazımdır belki be öküz... an itibarı ile ilişkimi bitiremedim ilk raund onun... ve olmadığını bildiğim halde sırf zamanında sevdiğim (seviyor gözüktüğüm) için
-biliyorum sen beni seviyordun böyle bitemez...

hayır bahanelerin hepsi tam mazeret onun gözünde bu gecerli bi sebep değil...

belki de gerçekten senin ırıspı muamelesi yaptığın gibi ben de hayvanın tekisin muamelesi yapmalıyım.
defol git başımdan deyip bi de belki başkası var aklımda demeliyim... kendimi hiç affetmem öyle bişey olduğunda ama ya anlamazsa hakkaten benim tükettiğimi...

gerçekten gitmiyor çünkü ve ben çok kötü durumdayım...

patates dedi ki...

ırıspı muamelesi de yapmadan düzgünce söylediğinde anlamayacak hatunlardan uzak durmak mesele sanırım öküz. söyleneni özellikle işine gelmyeen bir şeyse ilk söylediğinde anlayan hatun var mı? aramaya inanmak ise tam burada devreye giriyor:)

öküz dedi ki...

Yanlış aksettirdim herhalde aklımdan geçenleri.

"üzmeden ayrılma" meselesi değil, yukarıda sözünü ettiğim. soru şu: "Kadınlar neden bu kadar kontrolsüz?"

----------

@pixie & patates: Çaktırmayın.. bahsettiğiniz şeyi yaşamış; ve inanmadığım bir ilişkiyi sırf "güya" üzülmesin diye 1,5-2 sene kadar fazladan devam ettirmiştim....

"Olmuyor, yallah" mantığını hiç bir zaman kabul etmeyecek olsam da; bu yukarıdaki olay da hiç hoş değil inan..

"Üzmemek" ile, ömrü fütursuzca heba edip bünyeyi yormak arasında bir çizgi olmalı..

MeL' jones dedi ki...

yauuu,
Sen hatunu al koynuna sar güzelce omuzlarında yatır güzel güzel bak,Sonra ama ben aşık oluyorum diyenlere
kaammooonn biz sadece arkadasız ki de!
Erkeklerın hep yaptıgı bu. Bence sız bundan farklı bır zevk alıyosunuz.Yada yaptıgınızın farkında degılsınız. Evet hatunlar ilgiye aç yaratıklar. Öyleyiz malesef.Anaç ruhumuzdan kaynaklanıyor bu.
İşte bu diyeceğin kadını da zor bulursun. Çok kadın gelıp geçmiş zor begenırsın bırılerını :) yaş da gecınce hepten zor olur zaten.
Dua ederız artık,öperim.

pixie dedi ki...

yok aslında aradığın kadını bulursun ...
ben bildiğin sevgili olduğumuzu insanlara ne zaman söylicez cümlesini duymadan sevgli olmak istemeyen yasadıklarını hep arkadaşız olum cümleleriyle bitiren bi tiptir ve evet sırf üzülmesin diye, ve hatta daha da sacmalayarak belki sevebilirim diye 2- 2,5 sene uzattım...

şimdi bitirmek için bile bi 2 senem olabilir sanırım, çünkü inandıramıyorum...

bu da o kontrolsüzlüğümün bi ispatı olabilir sanırım :))
ki ben ciddi anlamda duyguları alınmış biriyim

öküz dedi ki...

@mel: Erkeklere b.k atıp kadınları savunma hiç.. O amaçla kadın-erkek diye ayırmamak gerek insanı.. İyi-kötü ayrımı çok daha yerinde olacaktır diye düşünüyorum.

+İyi de... Durumu en başından söylemişken, neden kabahatli ben oluyorum? Yani o omuza, potansiyel sevgili adayı kimliğiyle yatmadın ki? Biliyordun bunu...

Hatta, illa açık açık konuşmaya da gerek yok aslına bakarsan... anlaşılır bu tip şeyler... hiç konuşmasan dahi...

Kadın "istemiyorum seni" derken haklı oluyor da, erkeğe neden "hayvan" damgası vuruluveriyor hemen? bu da ayrı bir mevzu tabi... unutmazsam yazayım bunu da..

öküz dedi ki...

@pixie:
yineliyoum: "Üzmemek" ile, ömrü fütursuzca heba edip bünyeyi yormak arasında bir çizgi olmalı..

hayat senin... ama 10 defa da yaşamayacağız şu yaşları biliyorsun..

pixie dedi ki...

tamam haklısın ama bi taraf karşı çıkıyor içimden...

o çizgiyi göremiyorum sanırım, ama az kaldı bunu da biliyorum...
neyse sağol benimle uğrasıyorsun :))

Aslı dedi ki...

Çok yükleniyorsun kendine. İnsanlar neye açsa karşılarına çıkan kişilerde, onu arıyorlar.

Ellerinde çekiç varsa herşeyi çivi gibi görüyorlar.

Sevgisizlik ve ilgi görmeme hali şu anda tanıdğım neredeyse tüm kadınların ortak derdi.

Durum böyleyken de sen kendine öküz desen de olmadığın için, onu doyurmaya çalışmaları normal.

Amaaa kendinle ilgili sık sık söylediğin: budur a yakın kadınlara karşı tutuk kalma sorunsalının üzerine git be öküz. Ne sana engel oluyor da her zamanki öküz (yani gerçek sen, hayvan olanı değil :)) olamıyorsun, biraz uğraşsan, bence netleşecek durum.

Bilmem ben mi yanlış anladım ama anladığımı yazdım :)

öküz dedi ki...

@Aslı: "Çok yükleniyorsun kendine".... ilacım, bilinçaltımın duymak istediği şey buymuş meğer...

Olay yalnızca tutuk kalma mevzusu değil aslında.. çok koptum dünyadan.. resmen anlamıyorum artık sokakta konuşulanları...

Fanusumun çapını genişletme zamanı geldi de geçiyor; farkındayım bunun..

Gel gelelim tüm bu farkındalığa rağmen ben ne yapıyorum? erteleyip duruyorum hayatı... her zaman yaptığım gibi..

Yaza umarım.. yaza, az biraz kafamı çıkartmayı umuyorum.. Monoton/tekdüze/asosyal hayat da bir yere kadar..

özgün dedi ki...

Kadınlar bayılıyor senin gibi içi çocuk, dışı adam, bir yanı öküz, bir yanı koklayan sarılan vs. adamlara.
Eh sen de bayılıyorsundur istenilmeye keşfedilecek bir hazine gibi bulunmaya,
diyeceğim o ki karşındaki insanın davranışı sen yaratırsın bir alışveriş gibi.

Sen düşünme karşı tarafı artık istiyor ki yanında, istiyor ki koklatıyor kendini, aşık oluyormuş olsun sana ne komşunun tabağı mı bu boş göndermeyesin?...

Hem aşk öyle kolay ki artık oluyosun geçiyo sivilce gibi :)

öküz dedi ki...

oha:) yok yahu... öküzüz dediysek, o kadar da değil... "sana ne" olur mu?

benim yaptığım gibi kafada kura kura cozurtmak da doğru değil elbette... ama... "sana ne" bakışı yakışmaz yahu; yapamam ben...

özgün dedi ki...

oha denmez ablaya :P
sana ne dediysem şunu diyorum istiyor ki yanında istiyor ki sana aşık su sorumluluk duygusunu bırak sen kimseyi kendine aşık edemezsin o sana aşık oluyor yahu

penelope dedi ki...

üzmemek için "güle güle " dememek adına beraber olmak en kötüsü ...bence tabii..hangi göz rol yapabilir.sırf kalmak için kaldığını anlamaz mı insan.bence içeceğine her gün bi damla siyanür katsan daha iyi..yavaş yavaş ölsün.
bunun gibi...en iyisi "olmuyor"u bi kerede söylemek..
ve bak aslında kadınlar acı yı sever..az biraz mazoşist taraf var galiba.herşeyin yolunda gittiği ilişkiler hep monoton kabul edilir.fırtınalı aşklar dinlenir bi yerlerden iç çekilir.o yüzden acıyı seviyoz biz kadınlar.zoru da.asla yere eğilip bişey almaktan hoşlanmayız,illee yukardan koparıcaz..zor u seviyoruz..çabuk aşık oluyoruz.iki güzel söze kanıyoruz.ışıl ışıl bakan göz bizi aldatıyor . sebep:içimizdeki peri masalı manyaklığı..hepimiz kendimizi cindrella sanıyoruz.masalların öznesi,başrol kadını..en bi aşkı biz yaşıycaz..hani şarkılardakini.senin gibi öyle tatlı omuz veren çıkınca da seni o sanıyoruz aşık oluyoruz hemencik.burda "sen" ,2. tekil şahsa örnek olan "sen"sin.
hiç de bile diyen güçlü ablalar: bi yürüyün gidin ya.pabucuma anlatın güçlü abla pozlarını..vatkalı da giysek,jean de,beyaz yakaysak da mavi yakaysak da valla hepimizin içinde aptal barbi bebek oturuyor..!!! toprağımızdan kaynaklanıyor .bizi gidi samimiyetle gülümseyeni adem sanan havvalar bizi...

sakazen dedi ki...

bu yazının içeriğini hatun kişi tarafı olarak 5 aydan fazladır en yakın arkadaşımdan dinliyorum..aslında ikili ilişkilerde herkesin doğrusu kendisine göre olduğu için çok da yorum kaldırmaz diye düşünsem de yaşayan kişi canımdan bir parça olunca ister istemez yaşanan gel gitlerin tam ortasında buluveriyor insan kendisini...tarafsız olmak zor aslında..kadın bünyesi sevmek üzerine programlı sanırım ve buna rağmen o kadar çok benzer çelişkiler yaşıyor ki yılmadan yıkılmadan illa ki sevebileceği birini arıyor..işte bu noktada sen kırmamak için çaba harcarken o çoktan kapılmış gitmiş oluyor hayal dünyasına..çoktan doğmamış çocuğa don biçmiş oluyor sen nazikçe hayatından çıkarma çabasındayken..bir kere olmadı mı olmuyorsa senin gibi olmaz ııh diyip kestirmiyor..alternatifler arıyor..olabilirliğini sorguluyor neden ve niçinlerde kayboluyor..senin her türlü uzaklaştırma hamleni o kendi içinde seni affetmenin bir yolunu bularak seni kendinden koparmıyor..bu sefer sevilsin istiyor..bu sefer düzgün bir ilişkisi olsun istiyor..düzenli birliktelik yaşasın..hormonlar mıdır nedir bu çaresizliğe iten kadını sizin gözünüzde anlamsız bir çaba olmaktan hatta daha ileri safhalarda yapışkan bir imajdan öteye götürmüyor..yapmayın arkadaşım bunu kadına yapmayın işte..madem ilk bakışta olmadı mı olmuyor sizin için..uzak durun..bu bencillik değil mi yani?? madem her türlü paylaşım (sadece sex'i kastetmiyorum burda) sizin de ihtiyacınız olmayacağını bildiğiniz bir kadını üzme pahasına kendi zevkiniz için kullanıyorsunuz demek oluyorbu..haksızlık değil mi o kadına?? madem biliyorsunuz bu kadınların hemen kapılıp gittiğini siz de birazcık erkek olarak ona göre davranın dimi ama:)) hadi çok uzattım hatta tutmasam uzar da bu mevzu..susuyorum:)

öküz dedi ki...

@penelope: bu, erkekgillerin "hem ırıspı olmayın, hem de biraz ırıpsı olun" beklentisi gibi sanki..

yani hem sorunsuz/efendi uslu bir hayat sunacağız... hem pijlik yapacağız... -ki fırtınalı aşk olsun...

off.. ulen offf... ne iye kafa yoruyorsam bu mevzulara...

@sakazen: sorun şu ki,
ben zaten bu tip ilişkilerime "o mesafeyi koyup başlarım"... yani olayın sohbet/sırnaşma yahut yatay jimlastikten öteye gitmeyeceğini daha ilk günden bilir karşımdaki.. meraklı, yaramaz, tertemiz ve yanlız öküz fotoğrafı...

yani normal bir ilişkiye başlar gibi olaya atılıp, sonradan "niye cozurttu bu" demiyorum.. (ha, olanca açıklığa rağmen anlamak istemiyorlarsa da durumu; bu benim kötü biri oluğumu/yanlış yaptığımı falan gösterir mi?)

Yapmayın bunları kadınlara diyorsun da... e biriniz birinizi de tutmuyor ki be anam..

ayşe bu dediğin gibi düşünürken, fatma "seni şöyle şöyle yapmak istiyorum, ama akabinde bana aşık olmandan korkuyorum" cümlesini pat diye kurabiliyor tanışmanın hemen ardından... kimi standart alacak Öküz?

"Kadınlara haksızlık bu" diyorsun.. iyi de işin bir de şu boyutu var: her gün 300.000 farklı kadın erkekleri reddederken (duygusal yanaşmalardan bahsediyorum), kırk yılın başı erkek sizi reddetti mi neden olay renk değiştiriyor?

kaldı ki, fotoğraf zaten en başından "duygusal" bir şey değildi...(duygusal yaklaşma ile diğerini birbirinden ayırmak çok da zor olmamalı.. yahu ben bir kez duygusal yanaşma denemesi yaptım; onda da kıpkırmızı surat/overdoze heyecan/geveleyip saçmalayan bir öküz fotoğrafı barizdi... nasıl ayırt edemezsiniz! )

bu arada, hoş geldin:) yazmıştan saymıyorum bunu; yine yine yaz lütfen...

ESRİK dedi ki...

Geçerken uğradım, uğramışken de beyan ettim. Benim blogumda sana ait bir mim var:)

Paria dedi ki...

Aa benim erkek olanım.Merhaba

öküz dedi ki...

@esrik: çoook teşekkür ederim:)

@paria: :) hojgelin... memnun oldum.. gelmişten saymam bunu.. yine yine beklerim...

sakazen dedi ki...

hoşbuldum teşekkür ederim..kadınların bir standartı yok malesef o konuda haklısın..işiniz zor ama işte kadınların daişini zorlaştırdığınız anlar olmuyor değil laf aramızda..diğer yazılarda görüşmek üzere:)

Günlüklerim dedi ki...

"Kadınlar neden bu kadar kontrolsüz?" Cevap: Olması gerekenden fazla (bazen rol icabı,bazen oto kontrol veya savunma gereği yada gözümüz korkutulduğundan) kontrollü olduğumuz içindir belki. Biryerden veya bir kişiden sonra delirebiliyoruz belki de. Kontrolsüz olabilme fırsatını gördüğümüğüz veya hissettiğimiz anda.