20 Mart 2010 Cumartesi

Az Gelişmiş Öküz

Hakikaten ilkel adamım... Nedir derdim bilmiyorum.. ama, "hiç mi zamana uyup değişmez/gelişmez bir insan"; şaşıyorum bazen kendime ...

Şaka gibi! Ortaokul yıllarımda hangi müzikleri dinliyorduysam, hala aynı şeyler var playlistimde.. En son 95'te falan kaldım sanırım.. 2010 yılında kaç kişi hala "Wild Boys! - Duran Duran" söylüyordur ki bağıra çağıra??

Kim nereye gider bilmem.. Taksim'i hala Kemancı, Nevizade, Gitar Bar falan zannediyorum.. İş icabı gittiğim yerler de olmasa; babanemden farkım kalmayacak resmen.. Hep aynı yerler... hep klasikleşmiş eski mekanlar... Günlük sosyalliğimi yaşamak için "huzurlu" bellediğim 3-5 semtin/mekanın dışına çıkmak istemiyorum..

En yakın arkadaşımla mübarek 10 senedir hemen her hafta aynı program.. Sormuyoruz artık "nereye gidelim/ne yapalım" diye... Gecenin her saniyesi belli...

Popüler olanı sevmiyorum... Yeniliklere/değişime kolay adapte olamıyorum(evet, senden çaldım bu yazımın konusunu Aslı).. Aşık atamıyorum artık Taksim gençleriyle; çok açtılar arayı..

Hani kadın olsam, vatkalarla falan dolaşacağım... o derece..
Giyinmeyi de bilmem... Antik çağ modasından 1-2 pantolon, 3-5 parça kıyafetle geçiririm seneyi.. Kirlenmeyeceklerini bilsem, forma yapacağım mevcutları kendime..
Allahtan, zayıflayan ve zamana benden görece daha uyum sağlamış bir abim var da, ondan arta kalan modern örneklere sahip çıkabiliyorum az çok.

Hayır, bir de utanmadan öyle bir meslek seçmişim ki; oluşan uzaylı fotoğrafı tahmininizin de ötesinde evlere şenlik birşey...

Severim de aslına bakarsanız yeni şeyler keşfetmeyi/denemeyi.. Popüler olanla, hızına yetişemediklerimle, genç tercihlerle benim derdim..

Anti sosyal hayat gibi de canlanmasın zihinlerde... Tam olarak öyle de değil...ama hani belkide asıl hedef kitleme girmesi gereken, benim "modern gençler" diye tanımladıklarımın bildiği/sevdiği şeylerden çok uzak kaldım diyeyim..

"Günlük/popüler/şehir içi yerleri bilmem" gibi.. Yoksa gayet de güzel gezerim.. ayrı orası... Ama... ama işte kim ne yapsın benim foto safarilerimi/dağ-tepe-memleket gezilerimi... gibi bir şey..

Sanırsın yaş 50'ye çeyrek var!!

Çok yanlış büyüttüm ben bu çocuğu... Yok okul bitsin öyle "gezip/tozayım, yaşayayım", yok para kazanayım öyle "yaşayayım"... erteledim durdum.... Eskiden 3 kuruş imkanlarla neler yapardık(en azından yapmaya çalışırdık).. Şimdi var şükür; bu sefer de ben d.tü kaldıramıyorum "yaşamak" adına..

Benim yaşımdaki kaç kişinin en büyük zevki "aile meclisleri" dir ki? Buram buram huzur kokluyorum... Ama gel gör ki, o ana besinim olan huzur, her geçen saniye yeni gençlerle aramı daha da açıyor..

Çok mu marjinal örneklerle kıyaslıyorum kendimi? yahut durumu haddinden fazla karikatürize edip, hakkımı mı yiyorum?... bunlar da bir ihtimal tabi.. emin değilim.. yorgunum.. durdu kafa..

Not: Esrik Öfke mimlemiş beni... Gözlerinden öpüyorum.. En yaratıcı bulduğum blogları soruyor.. Zor ama bunu yanıtlamak; zira "yaratıcılık" deyince aklıma bariz örnekler gelmiyor ne yalan söyleyeyim.. Ama en sevdiğim blogları biliyorsunuz.. bknz: sağ sütun "mö" kısmı...

15 yorum:

Sokak Kedisi dedi ki...

Hep aynı ortamları solumak bir nevi güvenlik hissi yaratıyor sanırım, ben de yeniliklere hemen olmaz dememekle birlikte alıştığım yerlerden kullanıyorum tercihimi. Kötü sürprizlerden uzak kalmak ihtiyacı belki de.

Arada yenilikleri sıkı sıkıya takip eden arkadaşlarla birlikte vakit geçirerek ortayı buluyorum ben Öküzcüm, ama bana göre yok değişik bi numara oralarda da.

Aslı dedi ki...

Öküzüm, ne yapalım yahu biz de böyleyiz diyelim bence.

Bu arada sayende bir şey daha fark ettim. Ben de kıyafetler konusunda takıntılıyım. Takıyorum bir takım şeylere, diğerlerinin varlığını unutacak kadar durmadan onları giyiyorum.
Allah ıslah etsin bizi, ya da dokunmasın böyle iyiyiz be :)

öküz dedi ki...

@Sokak Kedisi: bilinç altı sebep o muhtemelen.... sorun şu ki, Öküz o yenilikleri takip eden insanların yanında huzurlu hissetmiyor kendini.. thenk yu sokak kedim..

@Aslı: Ne diyeyim sana... biliyorsun sen:) kraliçesin...

muhtemelen fazlaca abartıyorum durumu; ama, şayet fark hakikaten bu denli büyükse de... e ne edelim? sefam(ız) olsun..

Amaç "huzur" ise, nereden/nasıl ulaşıldığının bir önemi var mı?

Aslı dedi ki...

amaç huzur, kiss u öküz :))

patates dedi ki...

popüler kültürün kölesi olmamış bir insan daha:)elindekileri tüketmemişsin demektir. yenilerine geçmek istemediğine göre. tebrik ediyorum sadece, diyecek bir şey yok:)

öküz dedi ki...

@Patates: Her yazında "aha bu sefer küfür edecekler, şimdi eleştirecekler, yerden yere vuracaklar" diye beklerken, olumlu tepkilerle karşılaşmak nasıl bir his bilir misin?

Teşekkür ederim efenim:)

Kasux dedi ki...

her halinle kabulümsün

Maya dedi ki...

O Kadarda haksızlık yapma kendine bence :) Şimdi fark ettimde bir çok ortak yanımız var ve sanırım bu bakımdan hak verdim sana :) kıyafet konusunda olmasada müzik ve geri kalan konularda hem fikirim senle sanki benim erkek halimsin :)) o kadar güzel anlatmışsınki okurken gülümsedim :) Şimdi de aklıma şu geldi bende blogumun adını bayan öküzmü yapsam aceba ;DD saygılar..

öküz dedi ki...

@Kasux: Vuuu olmasına vuuu da, bu biraz "yazııık" der gibi olmuş sanki;)

Teşekkür ediyorum:)

@Maya: Çabuk karar vermeyip, önceki yazılarımı da okuyunuz... numunelik bir cinsimdir; var bir bildiğim:)

Pek teşekkür ediyorum değerli paylaşımlar için:)

penelope dedi ki...

sevdiğin şeyleri güzel olduğu için seversin ..ya da yeterlidir ,içinde boşluk oluşmaz ,onla yetinirsin.sıkmaz..boğmaz..o zaman üzerinden sittin sene geçse de değişmez onu sevişin..okumaya doyulmayan kitaplarım var benimde.90 ların türk poplarını,punk rock ını,fakultedeyken gittiğim barları hala severim ..hatta vazgeçilmezimdir.bi iki yer kaldı oralardan..ama hala yoklamaya katılıyorum.."burdaaaa" diyenler azalsa da..biz ,kendini yazan insanlar ,hepimiz dinozoruz biraz..her ne kadar modern hayatın getirilerine iyi kötü ,becerebildiğimizce uymuşta olsak içimizde bi dinasor yatıyor ben size diyimm..yoksa bu kadar dinlemeyiz kendimizi,yazmayız..ismail y k dinlemeye çoktttaaaaan başlamıştık yoksa..
(vatka...iğğğ..bunda samimi olamazsın.)interesting bi kişisimizsiniz siz..

sakazen dedi ki...

bir önceki yazıda dostumdu anlattığın bu yazı da bana hitap etmiş..değişim nerden baktığınla alakalı bir çelişki bence..hala aynı şarkılarda takılıyor olmak yenilerde o eskilerdeki duyguyu yakalayamamaktan kaynaklanıyor diye düşünüyorum...o şarkıları dinlediğimiz dönemlerde yaşananların damağımızda bıraktığı o güzel tat kaçmasın ister gibiyiz çoğumuz..aynı mekanların daimi müşterisi olmaksa yeni alternatiflerin çok da cazip gelmeyişinden..giyim kuşama gelince zaten moda dediğimiz sektör bir ticari olgu neticededönüp dolaşıp aynı temel materyallerden ilham alınıp geliştiriliyor bir yerinden illa ki yakalıyorsun..e sizin bayanlar kadar çok da zorlandığınız söylenemez açıkçası..neticesi şu ki kendine haksızlık etme boşuna bizden sonra coşan nesil çok da özenilecek bir tarza sahip değil..ne giydikleri,ne yedikleri,ne gezdikleri yerler ne de ilişkileri samimi değil...için rahat olsun bence onlar bize imrensin biz Duran Duran dinlerken gerçek hayatlar yaşadık..herşeyiyle gerçek bir çocukluk,gençlik..hmm çok mu yaşlandık o ayrı ama bizden öncekilerden daha sahte bizden sonrakilerden daha içten bir dönemdeydik...işte o 'huzur'du' şimdi hala o huzuru arıyor olmak az gelişmişlik değil olsa olsa standartlarını koruma çabasıdır bana göre...yine çok uzattım..kısa ve öz cümleler de kurabilirim bir gün umarım:)

sanitabant dedi ki...

Benim de playlistim buram buram küf kokuyomuş:)msnde ne dinliyosan görünüyo ya , o yüzden çok laf söylüyolar bana da.Misal, an itibariyle High Hopes dinliyorum Pink Floyd'dan.İşin trajikomik tarafı ise bu müzikleri yeni mi keşfettin diyenler:))

penelope dedi ki...

herkeşlere......

"bizden öncekiler" ve "bizden sonraki nesil" cümlelerini kurduk yaa...bişi diyim mi....hepimiz yaşlanıyoz bee...

eleştrilen, "şu tipe bak şu tipeee " denen bizdik ...noooldu...dinlediklerimize "kafanız nası götürüyooo şunlarııı " der-di-ler...pink floyd cu arkadaş...high hopes yüzünden yemediğim fırça kalmamıştı:)))) ,şimdi pink floyd a küflenmiş diyorlar de mi..vay beee..
hep beraber alkışlayalım kendimizi: sırada ne var...takma diş? bel tutulmları? aynı şeyi defalarca sorma? alt ıslatma? yuhhhhh..harbi uçtum ben (kendini kulağından tutup bu blogdan atan ikon: alt ıslatma ne beee manyk?-ne biliim bi sürü olumsuzluğun devamında şeyettim..)

öküz dedi ki...

Tek başlarına olsalar neyse; jenerasyon farkı der geçerim.. sorun şu ki, "o yetişemiyorum" dediklerimin içine gayet yaşını başını almışlar da var.. 40lı yaşlarında 20liklerle aynı hayatı yaşayanlarla dolu çevrem...

@Sakazen: yok yok; sen hep böyle uzun uzun kur lütfen cümlelerini. tembel adam değilim ben; zevkle okuyorum..

@sanitabant: pink floyd dinlemeyen bir ben mi varım burada:)?

@penelope: çok şey var hayatta... uçmamışsın.. hiç uzak değil o tip şeyler..

yalnız.. dinazor lafını asla kabul etmiyorum:) o yeni gençler kurban olsun benim müzik zevkime:P

OYA dedi ki...

böyle hisseden bir tek ben değilmişim.