Neyini anlamıyorsunuz, ben de onu anlamıyorum..
Adam sokakta kavga ediyorsa, gün gelecek size de kalkacak o el; neden şaşırıyorsun? (evet, 'erkegim!! ayım benim!! yanında çok güvende hissediyorum kendimi' nin, böyle de bir yan etkisi var malesef)
Trafike camı açıp, dövecek gibi avaz avaz bağırıyorsa yandaki aracın şöförüne, gün gelecek itin bir taraflarına giri giri vereceksin sen de; neden şaşırıyorsun?
Sabırsızsa trafikte, makasın bini bir paraysa mesela, yahut hızlı kullanıyorsa aracını, gün gelecek sana da tahammülsüz olacak.. Hatta dua et tek sıkıntın bu olsun; ötesini yatakta gör; söyletme bana şimdi detayları... Trafikteki tepkilere bakıp penis boyu, erken boşalma vs şıp diye çözersin bakmasını bilirsen; neden şaşırıyorsun?
Sigara-alkol gırla gidiyorsa mesela, gün gelecek soft narkotikler de deneyecek; neden şaşırıyorsun? Yahut yine ötesi; haftada bir soft-narkotikler kullanmasına rağmen kabul ettiğin adam gün gelip kokain aldığında mesela; neden şaşırıyorsun?
Şekilci aşk oyunlarını, hollywood romantizmini buram buram yaşıyorsa mesela; gün gelecek, aşkı bittiğinde 'ben gidiyorum; aşık olmak istiyorum' diyecek (-ki aslında, 'hali hazırda aşık olduğum 20 yaşındaki sekreterime gidiyorum' demeye çalışıyor; ama nafaka mevzundaki çekinceleri sebebiyle açık vermiyor; anla, kıvrandırma adamı)... Demeyecek mi; neden şaşırıyorsun? he he evet; seninki farklı, demez, he anam..
Eğlencesi için seçmişsen yahut adamı.. Nesini seviyordun diye sorulduğunda 'çok eğlenirdik biz' dediysen önce; gün gelecek sıkılacak.... Hayat hep laylaylom değil; şaşırma 'gidiyorum ben' dediğinde.. Yok çocuğumuz olmuştu yeni, yok seviyorduk birbirimizi falan.. Ohooo... Büyü biraz...
Ahlaksız bulduğun bir şeyler yaşamışsa geçmişinde; ve daha önemli / belirleyici olanı, pişman da değilse bu yaşadıklarından... E ne sanıyorsun düdük makarnası; seni tanıdıktan sonra, yahut sırf sen varsın diye değişecek mi adam? Kandırma kendini... Gün gelecek yine yapacak.. 'Yine yapacak', neden şaşırıyorsun?
3 Şubat 2015 Salı
27 Ocak 2015 Salı
21 Ocak 2015 Çarşamba
Subay Dostlarım
Pilotu, güvertecisi pek çok subay arkadaşım var; yüksek lisans zamanından.. Bilirsiniz; okudukları her yüksek lisansla bir sene kıdem kazanıyorlar..
Denizciler..
Hepsi tertemiz çocuklar.. Allah bozmasın; harika da aileleri var.. Çok özenirim onlara; düzenli, bilinmezliklerden uzak, kurallı, seviyeli yaşamlarına..
Her konuşmamızda farklı yerdeler; bir ararsın 'kardeş neredesin, nasılsın?' 'umman 'dayım abi; görev..', neredesin? 'cidde'deyim'.. neredesin? 'karaçi'deyim'...
5-6 Sene oldu biri evleneli.. 2nci çocuğu olmuş; haberim yok... Gönüller birdir ama; pratikte görüşemeyiz pek; mesafeler malum...
Düşünüyorum.... Tuhaf geliyor.. Sudan'a göreve gidiyorsun; 6 ay yoksun evde... Karaya da çıkmıyorsun üstelik; ki hani eşin gelsin, yahut pratik bir iletişiminiz olsun vs... Eminim haftalarca konuş(a)madıkları oluyordur..
6 ay....
İnsan evladı için ne büyük lüks, gözü beride kalmadan eşini böylesi yalnız bırakabilmek...
6 koca ay....
Sıfır kontrol.. (şartlar gereği, istesen de kontrol edemezsin zaten)
Mesele aldatmak değil; yanlış anlamayın.. 'Ahlaki duruşumuz aynı; dolayısıyla benim hoşlanmayacağım hiç ama hiç bir şey yaşanmaz.. özel bir çabayla değil, aklına dahi getirmez ki zaten; o öyle biri değil' diyor adam / kadın... Öylesi güveni tam.. (-ki aldatmak da, alışılagelen 'penetrasyon' kalıbının çok ama çok ötesinde, meşrebine / midene göre akılalmaz göreceli bir şey bence.. özü/neticesi 'yalan' olsa da, pek çok marazın kökü bu görecelilik muhakkak)
Aklım almıyor.. Ne büyük lüks böylesi güven veren insan.. Yahut ne büyük lüks, böylesi 'olasılıklardan bihaber olmak - dünyanın o çirkin yüzünü hiç tanımamış olmak'..
Düşünsene.. Hiç o çirkin yüzle bizzat tanışmadan tamamlanan bir hayat mesela... Ne büyük lütuf...
Sonra babamı düşünüyorum.. Çokça iş seyahati yapardı gençliğinde.. Gider, ve bir hafta dönmezdi Anadolu'dan..
Çok enteresan....
Kıymet biliyorlar mıdır acep? Yoksa kıymet bilmek için illa tecrübe mi etmek gerekiyor? Yahut şükürle geçen her an, gerçekle yüzleşinceye kadar yaşadığımız bir illüzyon mu sadece?
Denizciler..
Hepsi tertemiz çocuklar.. Allah bozmasın; harika da aileleri var.. Çok özenirim onlara; düzenli, bilinmezliklerden uzak, kurallı, seviyeli yaşamlarına..
Her konuşmamızda farklı yerdeler; bir ararsın 'kardeş neredesin, nasılsın?' 'umman 'dayım abi; görev..', neredesin? 'cidde'deyim'.. neredesin? 'karaçi'deyim'...
5-6 Sene oldu biri evleneli.. 2nci çocuğu olmuş; haberim yok... Gönüller birdir ama; pratikte görüşemeyiz pek; mesafeler malum...
Düşünüyorum.... Tuhaf geliyor.. Sudan'a göreve gidiyorsun; 6 ay yoksun evde... Karaya da çıkmıyorsun üstelik; ki hani eşin gelsin, yahut pratik bir iletişiminiz olsun vs... Eminim haftalarca konuş(a)madıkları oluyordur..
6 ay....
İnsan evladı için ne büyük lüks, gözü beride kalmadan eşini böylesi yalnız bırakabilmek...
6 koca ay....
Sıfır kontrol.. (şartlar gereği, istesen de kontrol edemezsin zaten)
Mesele aldatmak değil; yanlış anlamayın.. 'Ahlaki duruşumuz aynı; dolayısıyla benim hoşlanmayacağım hiç ama hiç bir şey yaşanmaz.. özel bir çabayla değil, aklına dahi getirmez ki zaten; o öyle biri değil' diyor adam / kadın... Öylesi güveni tam.. (-ki aldatmak da, alışılagelen 'penetrasyon' kalıbının çok ama çok ötesinde, meşrebine / midene göre akılalmaz göreceli bir şey bence.. özü/neticesi 'yalan' olsa da, pek çok marazın kökü bu görecelilik muhakkak)
Aklım almıyor.. Ne büyük lüks böylesi güven veren insan.. Yahut ne büyük lüks, böylesi 'olasılıklardan bihaber olmak - dünyanın o çirkin yüzünü hiç tanımamış olmak'..
Düşünsene.. Hiç o çirkin yüzle bizzat tanışmadan tamamlanan bir hayat mesela... Ne büyük lütuf...
Sonra babamı düşünüyorum.. Çokça iş seyahati yapardı gençliğinde.. Gider, ve bir hafta dönmezdi Anadolu'dan..
Çok enteresan....
Kıymet biliyorlar mıdır acep? Yoksa kıymet bilmek için illa tecrübe mi etmek gerekiyor? Yahut şükürle geçen her an, gerçekle yüzleşinceye kadar yaşadığımız bir illüzyon mu sadece?
3 Ocak 2015 Cumartesi
Zor Mevzular
Birine ömrünü vermek, saçının teline dünyalardan vazgeçmek sorun değil.. Hatta sana aynını (belki zerresini dahi) ver(e)meyecek, aynı pozisyonla yüzleşse 'hayat....' deyip geçecek insanlar için bunu hissetmek de sorun değil..
Durumu böylesi göre göre ömrünü vermekten vazgeçememek asıl zor olan..
Sonra mide bulandıran ince sorular dönmeye başlıyor tabi zihinde... Acı gerçekler.. Hah bak; o da mevzunun kaymağı işte..
Sevgili okur.. İki tip insanla tanışacaksın ömründe; biri 'sen gerçek, kalan tüm fizik kuralları yalan' diyecek; -belki annen gibi-.. Diğeri..... Neyse boşver; şanslıysan sen de o diğerlerindensindir zaten..
Bazı insanlar için hayat daha zor.. Onlara şekil veren, yön veren içgüdüler, koca birer yalandan / illüzyondan başka bir şey değil çünkü..
Durumu böylesi göre göre ömrünü vermekten vazgeçememek asıl zor olan..
Sonra mide bulandıran ince sorular dönmeye başlıyor tabi zihinde... Acı gerçekler.. Hah bak; o da mevzunun kaymağı işte..
Sevgili okur.. İki tip insanla tanışacaksın ömründe; biri 'sen gerçek, kalan tüm fizik kuralları yalan' diyecek; -belki annen gibi-.. Diğeri..... Neyse boşver; şanslıysan sen de o diğerlerindensindir zaten..
Bazı insanlar için hayat daha zor.. Onlara şekil veren, yön veren içgüdüler, koca birer yalandan / illüzyondan başka bir şey değil çünkü..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













