12 Temmuz 2013 Cuma

Plastik Bot

Aaah ahh... Bıdık yaşlarımın en büyük fantazisiydi şu 'plastik bot' mevzu.. Durgun bir dere, göl.... Dibi görünecek; balıklar, kaplumbağalar falan.... Baka baka gezecektim aheste aheste....

Küreklerim olacaktı şöyle plastikten, en bebe boy..

Şimdiki realist dingo, 'güneş geçer kafana; duramazsın ki çok fazla' diye vikviklese de, bütün bir günümü botun üstünden suyun dibini, börtü böceği, balığı seyrederek geçirebilir(d)im sanıyorum..

Bir kez, 7-8 yaşlarında kuzenin plastik botuyla karadenizde debelenmişliğim var 2-3 saniye, hepsi o.. Gerçi onda da, dalga var-kuyu var diye binmemiştik adam gibi :S ( Hem zaten dibi görünen, durgun dere/göl ile deniz bir olur mu allasen.. )

Pffff.......
Evet, ben de suyun dibini görünce şaşı bak şaşır yahut efsunlanmış gibi olduğu yere mıhlanan bir çocuktum, diğer pek çok meraklı pipi sahibi gibi...

Bir de şu sol alttaki veled gibi, güzel bir hanım attığını düşünsene botuna...... Pieeh.... Hayat size güzel aq....

4 yorum:

lady dedi ki...

bot keyfini şimdi yap dicem simdi de yüzme bilmeyen hatun çıkar karşına kesin :))

SaÇaKLı dedi ki...

ben yıllar sonra farkettim ki; ailelerimiz boğulma riskimizden ziyade şişirme/söndürme işkencesinden ötürü almadı o botlardan bize... çadır da almadılardı bana... garip çocukluğum, çilekeş çocukluğum! o.O

pera dedi ki...

tepeden bakmak yerine, dibine dalmayı tercih ederim. tabiiki denizin :)

öküz dedi ki...

@Lady: Su candır baby... Öğrenmek lazım...

@Saçaklı: Dedem evin içinde ççadır kurardı biz torunlarına; o geldi aklıma..... Pieeeeeh......

Bizimkiler psyco evhamdan, sizinkiler tembellikten :)

@Pera: Denizden babam çıksa yerim... :P